Cumartesi , Mart 23 2019
Anasayfa / Girişimcilik / Beyaz Yalanlarla Süslenen Girişimler

Beyaz Yalanlarla Süslenen Girişimler

Boğaziçi Üniversitesi’nin Melek Yatırımcı Ağı olan BUBA’da her gün çok sayıda girişimci ile görüşüyoruz. Birçok girişimci, kurduğu şirketi olduğundan daha büyük göstermek için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Bu ayki yazımda, girişimcilerin hangi beyaz yalanlarla girişimlerini süslediklerini gerçek örnekler vererek anlatacağım.

Girişimcinin sanal ofis hizmeti sunan bir şirketten aldığı prestijli bir adres bilgisini, şirketinin merkez ofisinin adresi olarak göstermesine sıklıkla şahit oluyoruz. Genç girişimcilerin çoğu, İstanbul’un Levent ve Maslak bölgelerinde hizmet veren paylaşımlı ofis şirketlerine her ay 200 TL gibi cüzi ücretler ödeyerek şirketlerinin merkezlerini bu adreslerde gösteriyor. Girişimciler, kartvizitlerine ve web sitelerine bu adresleri yazıyorlar. Halbuki girişimci o adrese hayatında bir veya iki defa gitmiş. Girişimci ya evinden çalışıyor, ya da ofisinin gerçek adresi şehrin çok dışında bir yerde bulunuyor. Gördüğünüz gibi, çok düşük bir aylık harcama ile prestijli bir lokasyonda faaliyet gösteren bir şirket gibi görünmek mümkün.

yalanlarla suslu girisimler

Girişimci, şirketinin çok sayıda müşteriye ve yüksek ticaret hacmine sahip olduğunu göstermek için her ay 15-20 adet düşük miktarlı faturayı bir dostunun adına kesiyor. Düşünün ki yeni kurulan bir şirketsiniz ve ilk müşterinizi bağladınız, müşterinize her ay bir adet fatura keseceksiniz. Müşteriniz dikkatliyse fatura üzerindeki sıra numarasına bakarak sizin sadece bir müşteriniz olduğunu ve o müşterinin kendisi olduğunu anlayabilir. Az sayıda müşterisi olup, bu sebeple müşterilerinin gözünde küçüleceğini düşünen girişimciler, her ayın son günlerinde fatura defterindeki 15-20 faturayı düşük miktarlar üzerinden eşine dostuna keserek faturalardaki sıra numaralarını ilerletebilirler. Neticede, dikkatli müşteri bir önceki ay eline geçen fatura ile bir sonraki ay eline geçen faturanın sıra numaraları arasındaki farka bakınca “bu şirket epeyce müşteriye sahip, bir ayda 20 fatura kesmiş” diyebilir.

Girişimde çalışan kişi El sayısını olduğundan çok göstermek için Linkedln’i kullanan girişimciler var. İki kişi ortak olup bir iş kuruyorsunuz, fakat henüz sermayeniz çok kısıtlı. Maaşlı çalıştırdığınız hiç elemanınız yok. Bu gibi durumlarda bazı girişimcilerin Linkedln’i kullanıp şirketlerini daha büyük göstermeye çalıştıklarını görüyoruz. Linkedln’de sahte profiller oluşturup, bu profilleri şirket çalışanı olarak göstererek çalışan sayısını 20-50 bandına çıkaran çok sayıda start-up var. Linkedln’deki bu sahte profilleri detaylı incelediğinizde, profillerin çoğunun ‘Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi’, ‘Satış Temsilcisi’ gibi geçici olabilecek roller üstlendiğini göreceksiniz. Nedense hiçbir sahte profil ‘Pazarlama Direktörü’, ‘İş Geliştirme Müdürü’ gibi kalıcı roller üzerine düzenlenmiyor…



Girişimini çokuluslu göstermeye çalışan girişimciler, başta Delaware / ABD olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde tabela şirketler kuruyorlar. Dünyanın her yerinde şirket kurmak Türkiye’deki kadar uzun ve masraflı bir iş değil. Örneğin, Delavvare / ABD’de bir tabela şirketi kurmanın maliyeti 250 dolar civarında. Girişimci şirketini kurduktan sonra, bu şirket üzerinden hiçbir ticari faaliyet yapmazsa ek bir masrafı da olmuyor. Bunu keşfeden birçok girişimci, internet üzerinden Delavvare’de tabela şirketi kuruyor ve Türkiye’deki şirketinin ABD’de de iştiraki olduğu yönünde beyaz yalanlar söyleyebiliyor.

Çok sayıda ülkede cali çenter hizmeti sunuyormuş gibi görünmek için Skype üzerinden dünyanın farklı ülkelerinde lokal telefon numaraları alınıyor. Web sitesinin iletişim bölümüne Türkiye dışında İngiltere, Hollanda, ABD gibi ülkelere ait telefon numaralarını yazıp çok sayıda ülkeden müşterileri olduğunu göstermek isteyen girişimciler var. Skype, bu gibi telefon numaralarını temin edebileceğiniz en düşük maliyetli platformlardan biri. Telefon numarası başına senelik 50 Euro civarında bir ödeme yaparak kiraladığınız hatlara gelen tüm çağrıları bilgisayarınızdan veya cep telefonunuzdaki Skype uygulaması üzerinden cevaplayabilirsiniz.

Diğer ülkelerdeki fuarlara katılan bir firma imajı yaratmak isteyen girişimcilerin sosyal medya platformlarındaki sahte paylaşımları dikkatimizi çekiyor. Genç girişimcilerin bazıları, global çapta iş yaptıklarını göstermek için aslında katılmadıkları fuarların internette yer alan jenerik fotoğraflarını altlarına ‘tüm ekibimiz X fuarında!’ gibi başlıklar atarak şirketlerinin kurumsal sosyal medya hesaplarından yayınlıyorlar. Fakat dikkat ederseniz fotoğrafların hiçbirinde kişilerin kendileri yer almıyor, genelde hep başkalarının standlarının fotoğrafları çekilip paylaşılıyor…

Hüzün dönemli araç kiralama şirketlerinden kiralanan lüks otomobillerle ‘sermayesi güçlü şirket’ imajı yaratmaya çalışan girişimcileri mutlaka siz de görmüşsünüzdür. İngilizce ‘Image means everything’ deyimini size hatırlatmak isterim. Türkçe karşılığı, ‘imaj her şeydir’ olarak çevrilebilir. Türk girişimciler nedense kullandıkları otomobiller sayesinde müşterileri ve işbirlikçileri nezdinde saygı ve itibar kazandıklarını düşünmektedirler. Lüks araçları satın alacak sermayeye sahip olmayan girişimcilerin yardımına filo kiralama şirketleri yetişiyor.

Yukarıda paylaştığım örneklerden göreceğiniz üzere, özellikle iş hayatına yeni adım atan genç girişimcilerin girişimlerini süslemek için kullandıkları sayısız beyaz yalan var. Bu yazının sonucu olarak size ‘beyaz yalanlardan vazgeçin’ demiyorum. Ama tecrübeli gözlerin ve kulakların sizden her zaman bir adım önde olacağını unutmamanız lazım, bu sebeple beyaz yalanların dozunu iyi ayarlamanız gerektiğini hatırlatıyorum…

Cem Ener

Direktör-BÜMED Business Angels / BUBA




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


üye

Bunu da İnceledinizmi ?

E-spor etkisindeki tekstilin büyüklüğü muazzam

Cosplay, tekstil perakendecileri başta olmak üzere pek çok üreticiyi etkisi altına almış durumda. Özelleştirilebilir kıyafetler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir