Cumartesi , Şubat 16 2019
Anasayfa / İş ve Kariyer / Çalışma Hayatında Damat Takımı

Çalışma Hayatında Damat Takımı



Aslında bu adamların senden hiçbir farkları yoktur. Sadece sana göre daha akıllı, daha uyanık ve daha iyi strate-jisttirler, hepsi bu. Onlar da tıpkı senin gibi en tepelere en hızlı şekilde çıkmak isterler ve tıpkı senin gibi, onlar için de bu yolda yapılacak her şey mubahtır.

Bunu senden daha çok istedikleri için onlara kızamazsın, öyle değil mi?

Çalışma hayatın boyunca, özellikle de tepelere doğru tırmanmaya başladığın dönemlerde karşına çıkmaya başlayacak olan bu damat takımına dikkat edeceksin. Bu adamlar her şeye kısa yoldan sahip olmaya alışmış, içleri hırs, nefret ve büyük bir aşağılık duygusuyla kaplı adamlardır.

Bir şehzade, nihayetinde patronun oğlu olduğundan, kendisinin ne kadar boş biri olduğunun ve geldiği yere hak etmeden geldiğinin asla farkında değildir. Oysa bir damat, kendisinin hak etmeden bir yerlere geldiğinin her zaman ve bal gibi farkındadır ve bu farkındalık yüzünden senden ve donanımlı, kültürlü, potansiyeli olan herkesten nefret etmektedir.

Çalışma Hayatında Damat

Yüz kızartan bir şey yaptıktan sonra kimsenin seni tanımadığı bir yerde yürürken bile herkesin bakışlarını üzerinde hissetmek gibi, bu damat takımının şirket içindeki ve dışındaki psikolojisi de sürekli bu şekildedir.

Damatların iktidarları genelde çok uzun sürmez. Biraz dişini sıkarsan bu adamların muhakkak büyük ve affedilemez bir hata yaptıklarını göreceksin. “Başarmak” için her yolu mubah gören, etik açıdan çok kusurlu ve zaafları olan kişiler oldukları için hata yapmaları kaçınılmazdır. Burada önemli olan, yaptıkları bu hatanın onları koltuğundan edip edemeyeceğidir.

Anadolu’da, “Damatla iyi geçineceksin,” diye bir söz vardır: Sevgili kızım bir adama eş diye vermişsen, sanki sürekli olarak bir el seni hayalarından sıkıca yakalamış ve “İzmir Marşını Oku!” diye emrediyor gibi gelir insana.

Bir babanın göz nurunu, prensesini, canından bir parçayı böyle elleriyle bir erkeğe vermesi konusunu eminim psikologlar benden çok daha iyi analiz ediyorlardır, ancak şu kadarını söyleyebilirim ki, kız babası bir patron, şirketinde yöneticilik yapan akıllı bir damada karşı her zaman 1-0 mağluptur.

Neden mi?

Çünkü üzerine titrediği prensesini, biricik kızmı bu anasının gözü fırıldağa eş diye vermiştir de ondan. Tavuk kümesini tilkiye emanet eden biri kadar risk içindedir.

Senin patronun da neticede bir kız babasıdır ve baba olarak önceliği her zaman evladının üzülmemesini, onun mutluluğunun daim olmasını sağlamaktır.

İşte bu yüzden, bu damat takımının kredisi boldur ve en adi suçlarda bile affedilme şansları yüksektir. İşin daha kötüsü, kendileri de bu kredinin farkındadır ve onu dibine kadar sömürüp fütursuzca kullanırlar.

Öyle olaylar olur ki, “Artık bu hatanın altından da kimse kalkamaz,” dediğin durumlarda bile, birkaç gün sonra damadımızı pişmiş kelle gibi sırıtarak şık ofisinde antepfıstığı yiyip plazma televizyonundan ekonomi haberlerini seyrederken görebilirsin.

Vaktiyle büyük bir firmanın patronu, kızmı yakışıklı ve kariyer sahibi bir BeyazYalaka ile evlendirir. Damadımız derhal direktör unvamyla firmanın en kritik departmanlarından birinin başına geçirilir ve göreve gelir gelmez de şirket içinde fırtma gibi esmeye başlar. Devrim niteliğinde kararlar, astronomik fiyatlarla yapılan yeni satın almalar derken, şirketteki bütün dengeler bozulmuştur.

Damadımız, bu geldiği konuma “damat” olduğu için değil de, gerçekten iyi bir eleman olduğu için geldiğini kanıtlayabilmek için yırtınmaktadır adeta. Ancak bir yandan da patronun çirkin kızıyla yaptığı evliliği sürdürmeye gayret etmektedir, zira gözetmek zorunda olduğu gerçek denge, tüm kredisinin kaynağı, şımarıklığının ve fütursuzluğunun garantörü olan biricik karısıyla yapmış olduğu mantık evliliğidir.



Para Kazandıran Ek İş İmkanları ve Para Kazanma Yolları İçin Tıklayınız...

Ancak tabiat çok güçlüdür ve onu kimse yenemez. Doğanın bizlere verdiği içgüdüler o kadar derindir ki, milyonlarca yıllık evrim erkeğe öyle kuvvetli genetik kodlar vermiştir ki, nefsine hâkim olmayı becerecek olgunluktan uzak ve ahlaki değerleri zaten oturmamış olan bu genç adam, asla tek bir kadınla yetinemez.

Doğa, eninde sonunda oyununu oynar ve genç damadımız, kavuştuğu gücün ve büyük paraların da etkisiyle bir gün ansızın erkek olduğunu hatırlar. Bu çirkin kızdan daha iyilerini hak ettiği düşüncesine kapılmıştır ve çok da gecikmeden icraatlarına başlar. Şirket içinde çapkınlık dedikoduları almış başmı yürümüştür artık.

Madem yapacaksın, git yurtdışmda yap, zaten bir ayağın orada! Ne diye malzeme olursun ayaktakımma!

Çapkınlık; güngörmüş, ortam tanıyan, usul edep erkân bilen adamların zanaatıdır.

Böyle arka kapı uyanıklarının yaptığı şeye en fazla “uçkuru gevşeklik” denir.

Çapkınlık, Ispanya’da sadece üyelerin girebildiği bir gece kulübünde ilk defa karşılaştığın bir kadınla tango yapmaksa; uçkuru gevşeklik, ucuz bir pavyonun abazan ayılarla çevrelenmiş pistinde aşırı alkolün etkisiyle geçkin bir hayat kadınının dudaklarına yapışmaktır.

Hikâyemizdeki şirketin tepesine bir kâbus gibi çöken damat ise, en basitinden bir uçkuru gevşekti. Şirkete “arka kapıdan” girmekle zaten etik değerleri konusunda yeterli fikir vermişken, tuttu icraatlarını da sekreteri, pazarlama departmanındaki genç kızlar ve hatta 18 yaşındaki üniversiteli stajyerlerle yapmaya başladı.

Şirket içindeki dedikodu kazanı fokur fokur kaynamasına rağmen damadımız kimseyi takmıyordu.

Neden mi?

Çünkü kayınpederi olan patron beyefendi de en az onun kadar hızlı, en az onun kadar “bayağı” bir şekilde bu haltları uluorta, üstelik şirketin çalışanlarıyla yiyordu. Büyük ihtimalle ikisi de birbirlerinin yaptıklarını öğrenmiş ve birbirlerine karşı şantaj aracı yapmışlardı.

Tam bir stratejist olan damadımız burada da hassas bir denge kurmuş ve bu sayede bildiğini okuyabilir olmuştu.

Ama bir gün, en yapılmayacak hatayı yaptı…

Kendisine bu konumu sağlayan biricik eşinin 18 yaşındaki teyze kızım bir gün Bodrum’daki yazlık evde yalmz yakaladı.

Teyze kızı da dünden razı olunca…

Skandal büyük bir gürültüyle patladı ama damada yine bir şey olmamıştı. Evet, şirketteki görevinden derhal istifa ettirildi ancak ortada babasız büyümeleri istenmeyen iki küçük torun vardı artık.

Ve damadımız için kaymbabası tarafmdan birkaç milyon dolara yeni bir şirket kuruldu. Kendisi şimdi orada hâlâ patronculuk oynamaya devam ediyor ve huylunun huyundan vazgeçmeyeceğini de söylemeye gerek yoktur herhalde.

***

Damatların büyük çoğunluğu, er veya geç büyük hatalar yapıp kendilerini kapmın önünde bulurlar. Ama iktidarda kaldıkları kısa süre içinde çok tehlikeli adamlardır ve fena can yakarlar. Özellikle de senin gibi gelecek vaat eden iyi aile çocuğu, tepelere tırmanmayı kafasına koymuş bir Bey az Yalaka, şirkette en az tahammül edebilecekleri kişidir.

Bir de eli yüzü düzgün biriysen, kızların hoşuna giden bir tipin varsa ve hele de patronun küçük bir bekâr kızı daha varsa, işte o zaman gerçekten bittin demektir.

Bu damat, herkesi kendisi gibi bildiği için (ki haksız da sayılmaz, öyle değil mi?) senin de ikinci bir damat olarak iktidara ortak olabileceğinden korkacak ve sana karşı her türlü önlemi alacaktır.

Eğer sözünü ettiğim gibi bir durum varsa sana tavsiyem, böyle bir adamın gözüne fazla gözükmemen, yoluna çıkmamandır. Onun da katılacağı seyahatlere -senin için önemli bile olsa- gitme, katıldığı toplantılara giriyorsan asla fazla sivrilme, hatta mümkünse toplantı boyunca söz bile alma.

Onun gözünde “hımbıl bir geri zekâlı”yı oynayabilirsen, bir süre sonra Mordor’un şeytani gözleri senden başka bir yöne çevrilecektir.

Kısa bir süre sabredebilirsen onu aşağı itmene gerek kalmayacak, o zaten kendisi yuvarlanıp düşecektir.

Peki bir damat, sopasını ne zaman ve kimden saklar?

Yok mudur bu adamların bir ilacı, hal çaresi?

Vardır elbette.

Patronun bir oğlu varsa, yani ortada gerçek bir şehzade bulunuyorsa, o zaman yeni bir denge oluşturmak için farklı stratejiler belirleyebilirsin.

Peki kimdir bu şehzadeler?

Gel biraz da onları tanıyalım.




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


üye

Bunu da İnceledinizmi ?

Sporcu Kariyer Yönetim Ajansı Kurmak

Türkiye’de de sporcu kariyer yönetim ajansları kurulmaya başladı. Bu tür ajanslar sporcunun özel yaşamının bütün …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir