Pazar , Ocak 21 2018
Anasayfa / Ekonomi / Enflasyon nereye gidiyor?

Enflasyon nereye gidiyor?

“Kur yukarı, enflasyon yukarı” durumu yine oluştu. Dolar kuru, dolarize olmuş ekonomide yatırımcı ve tüketicinin güven barometresi olmaya devam ediyor. Böylesi bir ortamda dolarda taban 3.79-3.82 bandında oluşacak gibi…

Türkiye’nin gerçeği

Enflasyon nereye gidiyor?

Tüketici fiyatlarında yıllık enflasyon maalesef yüzde 13 oldu. “Bu yükselişe en belirgin katkı işlenmemiş gıda fiyatlarından gelmiştir. Döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki yükseliş enerji enflasyonunu olumsuz etkilemeye devam etmiştir.” diyor Merkez Bankası. Bu analizi hepimiz biliyoruz. Çözüm önerisi ne? 1998 yılında “tarım, ormancılık ve balıkçılık” sektörünün ekonomi içindeki payı 12.5’tu. 2016 itibarıyla yüzde 6.2’ye geriledi. Evvel emir, tarım sektöründeki bu yapısal erimeyi gidermemiz gerekiyor. Kurdaki yükselişin bir diğer kaynağı da Türk Lirası’ndaki zayıflama. Bitişikteki grafikte çekirdek enflasyon ve döviz sepeti arasındaki ilişki görülüyor. Üretim ithalata bağlı olunca, kur yükseldikçe ithal edilen ara malı ve sermaye malı fiyatlarının TL karşılığı artıyor (içerideki üretim maliyetleri yükseliyor) ve bu da üretilen nihai ürün fiyatlarına artış olarak yansıyor ve karşımıza enflasyon problemi olarak geliyor. Velhasıl bir Türkiye gerçeğine dönüşüyor; kur yukarı enflasyon yukarı, kur aşağı enflasyon aşağı. Önümüzdeki aylarda bir miktar çözülme olacaktır ama çift hanede de kalmaya devam edecektir.

Niye bu kadar kura odaklıyız?

Nasıl olmayalım. Türkiye çift paralı bir ülke, gırtlağına kadar dolarize olmuş durumda. Bitişikteki grafik ne demek istediğimi çok net gösteriyor. İnanması belki zor ama ülkemizde geniş tanımlı para arzımn yüzde 38’i dövizden oluşuyor. Geri kalan yüzde 62’si de Türk Lirası. Ama TL ile yapüan işlemlerde de hesap zihinde döviz ile yapılıyor. Örnek vereyim. Alışveriş merkezlerinde kiralar TL cinsinden ödeniyor. İşlem TL ile gerçekleşiyor da kira döv iz endeksli. Özetle, ekosistem bütünüyle dövize dayalı hale gelmiş. Bitmedi. Hane halkı ve reel sektör finansalları da dövize gark olmuş durumda. Hane halkının bankacılık sisteminde 100 milyar dolara yakın, yastık altı ve çelik kasalarda da 40 milyar dolar civarında dövizi var. Pek döviz borcu olmadığım da biliyoruz hane halkının. O halde hane halkının net döviz fazlasının 140 milyar dolar civarında olduğu söylenebilir. Reel sektörde de durum tam tersi. Döviz yükümlülükleri döviz varlıklarından 200 milyar dolar fazla. Yani reel sektörün dövizdeki net açığı 200 milyar dolar. Tuhaf değil mi? Vatandaş kurun yükselişi, reel sektör ise kurun düşüşü için pozisyon almış. Yıllardır da hep böyle.

Kura daha sert atak gelmesi halinde ekonomiye ne olur?

Dolar kuru sadece bir dövizin ($) fiyatı değildir Türkiye’de. Dolar kuru, ekonomik birimlerin (yatırımcı ve tüketicinin) güven barometresidir. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, ödemeler dengesi, çekirdek enflasyondan falan anlamaz bizim insanımız. Onun yerine dolar kuruna bakar. Kurdur onun pusulası. Yükseliyorsa ekonomi kötü gidiyordur, düşüyorsa ekonomi iyi gidiyordur onun için. Haliyle, kur artınca ekonomik birimlerin geleceğe yönelik algısı bozulur, yatırım ve tüketimde frene basar ve bu da büyüme hızının düşmesine neden olur. Kur düştükçe de tam tersi ekonomik aktivite hızlanır. Güven barometresinden kastım budur. Kurun yükselmesi ayrıca finansallar üzerinde de tahribat yaratır. Reel sektörün net döviz borcu 200 milyar dolar düzeyinde. Kur yükselişi ciddi anlamda kur farkı zararı ve faiz gideri artışı demektir. Kurdaki artış son dönemde yakaladığımız yüksek sayılabilecek büyüme hızım sekteye uğratacaktır maalesef.

Notumuz artar mı?

Gene çoğunlukla ters düştüğüm konulardan biri. “Büyüme yüksek, not artırımı gelir” diyenler var. O iş öyle olmuyor. Gerçekçiliği yitirirsek her şeyi yitiririz. Bu kuruluşların ortaklık yapısını ve “üst perde” ilişkilerini iyi bilen biri olarak korkum not indirimidir önümüzdeki aylarda, bırakın not artırımını.

Kurda öngörünüz değişti mi?

Hayır. Orta vade ve yakın vade olacak şekilde iyi ayrı vadede bakalım. Temel (iç dünya ve dış dünya) ve teknik analiz orta vadede “yukarı” diyor. Önceden paylaştığım orta vadeli seviyeler geçerlidir (3.9420-4.0000-4.0800- 4.3000). Peki, kurda yeni taban neresi? Merkez anlamlı ölçüde faiz artırırsa ve uluslararası siyasi tansiyon kısmen düşerse 3.70 diyebiliriz. Eskiden 3.50 düzeyindeydi. Peki, kurda olası taban neresi? 3.79-3.82 bandı. Gelişmelere göre revizyon yapmam gerekebilir lâkin.

ERKİN ŞAHİNÖZ

Formu Doldurun Biz Sizi Arayalım

Bu Makalede İlginizi Çekebilir

Bitcoin’den yeni rekor! Bitcoin 20 bin dolara dayandı

İlk piyasaya çıkan sanal para olan Bitcoin hergün yeni bir rekor ile yükselişini sürdürüyor. 2018 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir