Perşembe , Haziran 21 2018
Anasayfa / Girişimcilik / Kadın Aklı: İnovasyona giden en kısa yol

Kadın Aklı: İnovasyona giden en kısa yol

Kadınların hayal ve düşünceleri yenilik dünyasının kapılarını açıyor. En ilginç buluşlarla süslenmiş girişim projelerini onlar gerçekleştiriyor. Kadınların düşünce sistemindeki dinamizmin farkında olmak günümüzün sosyal ve kültürel gerçeği…

GEÇEN hafta pazar günü İzmir Swiss Hotel’de gerçekleşen önemli bir etkinliğe davet edildim. ‘Değer Yaratan Kadm Çalışmaları ve İyi Uygulamalar’ başlıklı forumu ‘Konrad Adenauer Stiftung Derneği Türkiye”Temsilciliği’ ile ‘Medya ve İletişim Akademisi Derneği’ düzenlemişti. Hayli samimi bir ortamda geçen toplantıda bana ayrılan süre içinde ‘Kadm Emeği’yle Değer Yaratmak’ konusunda bilgi vermeye çalıştım. Ne var ki, sürenin kısıtlı olması son aşamaya bıraktığım konuyu işlememe engel oldu. Bunu bu kez Para Dergisi okuyucusu kadm girişimcilerle paylaşmaya karar verdim.

Önce kısa bir özet sunayım: Gerek sosyal gerekse bireysel psikoloji açısından Türk kadınlarının proje geliştirme ve girişimsel inovasyonlarda erkelerden daha ilginç buluşlara imza attıklarına tanıklık etmiş biriyim. Ülkemizde önemli sorunlardan biri kadınların dar bir çerçeve içine hapsedilmiş olmaları. Onlara yüklenen annelik fonksiyonu esasen yaratıcı düşüncenin bedensel hale geldiği muhteşem bir sonuç. Düğüm noktası, kadınların yaratıcı hayal ve düşüncülerinin ayırdma varamamak. Kadındaki ‘farklılığın farkında olmak’ belki de sosyal, kültürel bir ihtiyaç.

SON 250 YILDA YENİDEN KEŞFEDİLDİ

Sorun sadece ülkemizle ilgili değil. Tüm dünyada kadm akimdan yeterince yararlanılmıyor. Oysa kadınların erkeklerden farkı ‘Sağ Beyin’ ile ‘Sol Beyin’lerini senkronize çalış-tırabilme yetenekleri. Ve tabii üstün hayal güçleri. Bu farklılık onları daha yaratıcı, tasarımcı, imajinatif, yüksek sezgi gücüyle hareket eden insanlar haline getiriyor. Bu gizemi yeterince kavramayan erkekler kendilerini ‘Mars’a hapsederken kadınları da devamlı ‘Venüs’ çizgisinde tutmaya devam ediyor.

İddialı konuşabiliriz; 1800’lerde olgunlaşmaya başlayan ‘Sanayileşme Çağı’nın arka planında da kadm aklı vardı. 1789 Fransız Devriminden hemen önce ‘Turgot’, ‘De Condorcet’ ile ilk sosyologlardan’ Saint Simon’la başlayan evrimleşme 20. Yüzyılın başında Emile Durkheim’le olgunlaştı. Şimdi ise ‘Dijital Devrim’le birlikte kadının yaratıcı aklı çok daha öne geçmiş durumda. Günümüzde siyaset, bilim, sanat, felsefe ve estetik düşünceler kadm erkek eşitliği sağlanamadan tam anlamıyla gerçekleşemiyor.

Freud ve Adler’in psikanalitik yaklaşımları zamanında yaratıcı düşüncelerin kadm egosuyla ilintili olduğunu ortaya koymuştu. Özellikle 1940’larda ‘Yeni Freud’cu akımın temsilcilerinden Amerikalı kadın bilim insanı Karen Horney kadının yaratıcı hayal dünyasıyla ilgili önemli araştırmalar yaptı. Kadının toplumda dışlanmasının çok önemli sosyal nevrozlara neden olduğunu iddia etti. Teminine Psychology’ başlıklı eserini kadınların hayal dünyası üzerine yazdı ve onlara armağan etti.

SERBEST ÇAĞRIŞIMDAN PROJEKTİF METOTLARA

Gelelim asıl değinmek istediğim konuya. Kadının hayal dünyasının yaratıcı sırrı tam da şurada gizli: iyi eğitim almış kadınlar aynı düzeydeki erkeklerden çok daha fazla yaratıcı ve imajinatif değer üretebiliyorlar. Öyle ki, birkaç yıl önce Türkiye’de komedi dalında rekorlar kıran başarılı bir filmde bol kahkahaya neden olan ‘Rorschach’ (Rorşah) Testi şimdi ciddi olarak yalnız psikiyatri sahasında değil; yaratıcı hayallerin ortaya çıkarılmasında da kullanılıyor. Yapılan anlık deneylerden iyi not alan kişilerin çoğu kadm.

Tasarım, inovasyon ve yenilikçilik alanında aykırı düşünebilen kişileri ayırt etmekte kullanılan bu test, asıl odak noktasını teşkil eden psikanaliz tekniğinden farklı. Sorgulanan bireye tıpkı ‘Rorschach Projektif Leke Testi’nde olduğu gibi mürekkep veya boya damlatılarak ikiye katlanmış ‘A5’ kağıtları gösteriliyor, oluşan lekelerin ‘yaratıcı düşünce adına’ neleri çağrıştırdığı soruluyor. Genellikle erkek süjeler birkaç öneri oluştururken kadınların çoğu fazla sayıda öneride bulunuyor. Amaç, leke imgesinden yola çıkıp, çağrışım yoluyla hiç beklenmedik sonuçları yakalamak, yaratıcı fikirleri keşfetmek.

Uygulama Batı’da bazı üniversite ve kurum-larda şimdi başarıyla kullanılıyor. En önemli kriter özgün öneriler ortaya koyabilmek.

Bu teknik bugün daha da geliştirilmiş haliyle elektronik ortama aktarılıyor, kişilerin yenilik adına daha buluşsal önerilerde bulunması sağlanıyor. Elektronik ortamda yapılan denemelerden sonra seçilen bireyler özellikle üretim, pazarlama, tasarım, ar-ge ve daha birçok sahada, akılların birbiriyle sürtüştürülüp yenilikçi düşüncelerin açığa çıkmasını amaçlıyor. Kurulan ‘Yaratıcı Ekipler’in çoğu ilginç şekilde kadınlardan oluşurken tüm bireyler teknik yönden ortaya çıkan ‘hayalleri’ işleyip aykırı projelerin oluşmasını sağlıyor.

YENİLİKÇİLİK KADIN BEYNİNDE

Kadm odaklı yeni çalışmalar geleneksel testlerle sınırlı değil.

Kadm aklıyla ‘Kavram Testi’ yapılarak başka yeniliklerin keşfi de öngörülüyor. En iyi girişim fikrini belirlemek için yapılan uygulamalar müşteri odaklı hedef kitleyle bağlantı kuran etkili yaratıcılık konseptlerinden biri. Yaratıcı inanç, yaratıcı buluşlar ve kitle analizi bu yeni testin önemli elemanları. Bu tür çalışmalarda kadınlar bir adım öne geçiyor. Kadınların olası tüketicilerle yaptığı röportajlar sonrasında toplanan bilgiler masaya yatırılıyor ve analiz başlıyor. Her birey bir yeniliği hiçbir kısıt olmadan betimlemeye çalışıyor. En çok öneride bulunanlar ise yine kadınlar.

Kısacası, çoğunlukla yenilik fikirleri kadınlardan çıkarken, bunların olgunlaştırılmasını ise daha çok erkekler üstlenip onları üretim ortamına taşıyor. Bu metotla oluşturulmuş en yeni girişim fikirlerinden dikkatimi çeken bazıları şöyle: ‘Uykuda Solunan Havayı Filtre Eden Yastıklar’, ‘Kişiye Özel Hazırlanmış Yemek Sipariş Hatları’, Narenciye Kabuklarından Elde Edilen Sağlık Yakıları, ‘Müzik Terapisi Yapan USB Aygıtları’, Deniz Yosunlarından Üretilen Gençlik İksirleri’, Gece Karanlığında Kullanılan Aydınlık Ayarlı Gözlükler’, Kestane Hamuruyla Yapılan Lezzetli Bezeler’, Sözel Komutla Çalışan Çamaşır ve Bulaşık Makineleri’, Giyilebilir Kalp Ritmi Düzenleyicileri’, ‘Kırışıklıkları Yok Eden Lazer Kalemleri’, ‘Balıkları Avlanma Sahasına Çeken Konsantre Eriyikler’, ‘Saç Bandıyla Kepeklenme Tedavileri’, ‘Göz Tarama Sistemiyle Çalışan Aygıtlar’, ‘Holografik Billboard Reklamları’, ‘Yüz Tanıma Sistemiyle Yapılan Yaşlanma Analizleri’ ve İnovasyon Geliştirici Simülasyon Ekranları’… Örnekleri çoğaltmak mümkün. Önerimiz, yenlik amaçlı tüm yaratıcı çalışmalarda en azından eşit sayıda kadm ve erkek yoğunluğu sağlamak. Bu kural klasik AR-GE çalışmalarında da aynen geçerli.

Bu Makalede İlginizi Çekebilir

Parlak genç fikirlere TÜSİAD’dan ödül yağmuru

Türkiye’nin dört bir yanından gelen bin 426 iş fikri başvurusu arasından finale kalan beş ekibin …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.