Narenciye, en çok ihracatı yapılan meyvelerin başında geliyor

Narenciye sektörü devasa bir büyüklüğe sahip. Balıkesir’den Hatay’a kadar olan sahil şeridinde üretilen bir meyve. Türkiye’de toplam 37 milyon adet narenciye ağacı var. Bunun 14.2 milyon adedini mandalina, 13.2 milyon adedini portakal, 8.3 milyon adedini limon, 1.3 milyon adedini de greyfurt oluşturuyor. Toplam üretim ise 4 milyon 769 bin 726 ton. Bu üretimin 1 milyon 950 bin tonu portakal, 1 milyon 550 bin tonu mandalina, 1 milyon tonu limon, 260 bin tonu greyfurt, 2 bin 124 tonu da turunçtan oluşuyor. Narenciye grubunun ticari hacmi ise tüketici fiyatlarına göre 14 milyar TL, üreticiden çıkış fiyatlarına göre ise yaklaşık 4 milyar TL seviyesinde. 5 milyona yakın kişi bu sektörden ekmek yiyor.

Narenciye, en çok ihracatı yapılan meyvelerin başında geliyor. Türkiye, 2017 yılında 850 milyon dolarlık narenciye ihracatına imza atarken, bu rakam 2016 yılında 880 milyon dolar olmuştu. Mandalina 335 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Türkiye’nin limon ihracatı 2017 yılında 295 milyon dolar olurken, portakal ihracatından 151 milyon dolar döviz girdisi sağlandı. Greyfurt ihracatımız ise 69 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu sezon narenciye grubunun ihracatının 1 milyar doları geçmesi bekleniyor. Hem Ege hem de Akdeniz bölgesindeki ihracatçılar rekoltedeki bolluğu ihracat pazarlarında şans olarak görüyor.

REKOLTE KALİTELİ VE YÜKSEK

Bu yıl narenciye rekoltesinin yüksek olduğunu, ihracatla rekoltenin katma değere dönüşmesi için çaba göstereceklerini anlatan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin 2017/18 sezonunda 850 milyon dolar olan narenciye ürünleri ihracatını, 2018/19 sezonunda 1 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Uçak’ın verdiği bilgiye göre, Ege Bölgesi’nde 201819 sezonunda 369 bin 754 ton portakal rekoltesi bekleniyor.

2017/18 sezonundaki portakal rekoltesi 272 bin ton olmuştu. Portakal rekoltesinde yüzde 36’lık artış öngörülürken Muğla 310 bin tonluk portakal rekoltesi ile aslan payını aldı. Geçen yıl dramatik bir düşüş yaşanan mandalina rekoltesi 2018/19 sezonunda toparlandı. Geçen sezon 102 bin ton olan mandalina rekoltesi, bu yıl yüzde 132’lik artışla 238 bin tona ulaştı. Ege Bölgesi’nde limon rekoltesi 50 bin tondan 74 bin tona yükselirken, altıntop (greyfurt) rekoltesi 2 bin 526 tondan 5 bin 502 tona çıktı. Uçak, bu sezon sadece mandalinadan 400 milyon dolarlık ihracat geliri hedeflediklerini belirtiyor.

Narenciye rekoltesindeki artış yanında ürün kalitesinin de çok iyi olduğunu dile getiren Uçak, “Bu yıl hava koşullarından dolayı 15-20 gün erkencilik var. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması için ihracat pazarlarında etkin bir pazarlama yürütüyoruz. Döviz kurlarının ihracatımıza olumlu etki etmesini bekliyoruz. Hava sıcaklıkları nedeniyle Akdeniz meyve sineğinin üremesi için uygun bir ortam var, üreticilerimiz sinek ile etkin mücadele etmeli. Tarım ve Orman Bakanlığımız feromon tuzaklarına verdiği desteği 50 TL’den 80 TL’ye çıkarma kararı aldı. Üreticilerimiz bu destekten azami yararlanmalı” diyor.

YENİ PAZARLAR HEDEFLENİYOR



Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Nejdat Sin de yaptığı değerlendirmede, sezon başlangıcında ihracatta ciddi artış oranlarına ulaşıldığını söylüyor. Bu yıl sezonun erken başlamasının da etkisiyle ağustos ayında yüzde 346 gibi bir ihracat artışı olduğunu belirten Sin, bu sezon ihracatta 1 milyar doları aşacaklarını vurguluyor. Rusya’nın ihracat pazarında açık ara önde olduğunu belirten Sin, “Rusya bizim için en önemli pazar. Ama sadece bu pazarla sınırlı değiliz. Avrupa’ya da mal gönderiyoruz. Avrupa’da İspanya ile rekabet halindeyiz. Avrupa’da daha güçlü olacağımıza inanıyoruz. Yeni pazar olarak Çin’e yöneldik. Çin gelecek için umut veriyor. Üzerinde çalışıyoruz” diyor.

UTK (Ulusal Turunçgil Konseyi) Başkanı Kemal Kaçmaz, bu yıl mevsimsel değişiklikler nedeniyle sezonun yaklaşık bir ay erken başladığım belirtiyor. Erken hasatla birlikte ihracat sezonunun uzayacağını anlatan Kaçmaz, “Geçen yıla oranla çok daha yüksek bir ihracat rakamına ulaşmayı bekliyoruz. Kaliteden üretici ve ihracatçı memnun. Şu anda yurtdışından da talepler gelmeye başladı. Bizler, Ulusal Turunçgil Konseyi ve Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birlikleri olarak, yeni ülkelere ve pazarlara da açılım yapıyoruz Bunun çalışmaları devam ediyor. Özellikle uzak ülkeler için büyük ölçüde yol kat ettik” diyor.

ÜRETİCİ FİYATLARDAN DERTLİ

Narenciye fiyatları tüketici ve ihracatçıyı sevindirirken bir de madalyonun diğer tarafı var. Narenciye grubunun tarladan çıkış fiyatları kalitesine ve ürüne göre 40 üe 80 kuruş arasında değişiyor. Gübre, akaryakıt, işçilik maliyetlerinin yükseldiği bir ortamda üretici tarafındaki fiyat düşüşleri haliyle narenciye çiftçisini mutlu etmiyor. Narenciye üretiminde ilk sırada olan Adana Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, “Gübrede yüzde 130, ilaçta yüzde 100 gibi fiyat artışları var. Dolayısıyla narenciye grubundaki tarladan çıkış fiyatları üreticiyi mutlu etmez. Narenciye ürünlerinin üreticiden çıkış fiyatı ortalama 1 TL’nin altında olmamalı” diyor. Türkiye’nin narenciye üretiminde çok kaliteli bir üretim yaptığım belirten Girmen,

“Narenciyede iyi tarım uygulamalarıyla sertifikalı üretim söz konusu. Dünya standartlarında çok kaliteli üretim yapılıyor. Bunların sürdürülebilir olması için üretici fiyatlarının da biraz yukarı çıkması lazım” diyor.

Mersin Ziraat Odası eski Başkanı Cengiz Gökçel ise yaptığı değerlendirmede üretici fiyatlarının düşük olduğunu, üreticinin bu maliyetlerle zarar ettiğini söylüyor. Gökçel, “Tabii ki tüketici uygun fiyatla alabilsin. Ama üreticiyi de düşünmek lazım. Hal yasası hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacak şekilde düzenlenmeli.

Özellikle ürünler üretim bölgelerindeki hallerden çıktıktan sonra iyi takip edilmeli” diyor.

Erdinç İnan YILMAZ / Kral Tarım Genel Müdürü
“Rekolte herkesi sevindirdi”

Narenciye grubunda rekolte ve kalite çok iyi. Fiyatlar da 50-80 kuruş arasında değişiyor. Akdeniz Bölgesi ihracatta daha iyi. İşletme sayısı yüksek. Ege ile Akdeniz arasında fiyat farkı olurdu. Ege’de 1 TL olan bir ürün Akdeniz’de 60 kuruş olurdu. Bu yıl fiyat farkı kapandı.

Sebebi de rekolte artışıdır. Rekolte yüksekliği nedeniyle bu yıl ihracat beklentisi yüksek.Bu fiyatlarla ihracat şansımız da arttı.

Tek dezavantaj girdi maliyetleri. Üreticinin de ihracatçının da maliyetlerinde ciddi artışlar var. Gübre, lojistik, ambalaj gibi girdilerde yüzde 100’e varan artışlar yaşandı. Bu hem üretici hem de ihracatçı için ciddi maliyet artışları demek.

Ama bu yıl rekolte çok iyi. Üretici, ihracatçı ve tüketicinin mutlu olduğu bir sezon olmasını diliyorum.

ÎDRİZ ÇOKAL





üye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir