Pazar , Şubat 17 2019
Anasayfa / Haberler - Duyurular / Nesnelerin interneti ve siber güvenlik

Nesnelerin interneti ve siber güvenlik



Giderek daha çok sayıda nesnenin internete bağlı hale gelmesi, bunların güvenliği meselesinin ön plana çıkmasına yol açıyor. Ne yazık ki, şirketlerin siber güvenlik alanında yaptıkları yatırımlar yeterli düzeyde değil.

SON yıllarda hayatımıza giren teknoloji kavramlarından biri de “Nesnelerin İnterneti”. Yani kabaca söylemek gerekirse cihazların insana gerek duymadan internet üzerinden birbiriyle görevleri çerçevesinde haberleşmesi. Nesnelerin interneti artık hayatımızın her alanında yaşantımızı yeniden şekillendiriyor. 2020 yılında yaklaşık 50 milyar cihazın internete bağlı olacağı tahmin ediliyor. Savunmadan sağlığa, enerjiden ulaşıma her alanda nesnelerin interneti ve onun güvenliği artık çok önemli bir hale geldi. Bulut bilişim, mobil uygulamalar ve yeni haberleşme teknolojileri gibi iş yapış şeklimizi değiştiren tüm teknoloji ve süreçlerde siber güvenliğin önemi her geçen gün daha da artıyor.

GÜVENLİK HARCAMALARI YETERLİ DEĞİL

Eskiden plansız siber saldırılar yapılırken günümüzde saldırıların sıklığı da, ısrarcılığı da profesyonel boyutlara taşındı. Dünyada, haftada ortalama yüz binin üzerinde siber saldırı gerçekleşmekte. Saldırılar neticesinde yıllık 400 milyar dolar gibi muazzam bir kayıptan bahsediliyor. 2019’da bu rakamın 2.1 trilyon doları bulacağı ön görülüyor. Teknoloji araştırmaları şirketi IDC’nin verilerine göre, dünyada bilişim pazarının yaklaşık yüzde 20’si yazılım harcamaları iken, sadece güvenlik yazılımı harcamaları dikkate alındığında bu oran yüzde 2 ile 35.2 milyar doları oluşturuyor. Türkiye’de ise güvenlik yazılımı harcamaları oranı bilişim harcamalarının yüzde l’i ile 96 milyon seviyelerinde. Markets and Markets’in raporuna göre siber güvenlik pazarının 2020 yılında tahminen 170 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor.

ÜLKE OLARAK İLK SIRALARDAYIZ

Son iki yılda açıklanan çeşitli raporlara göre, ele geçirilmiş bilgisayar (botnet) oranında Türkiye dördüncü sırada yer alırken, kötücül yazılım bulaşma oranı ve hizmeti engelleme saldırılarında sekizinci sırada görülmekte. Zombi aktivitelerinde dördüncü sırada yer alan Türkiye yine disk şifreleme kurbanları açısından sekizinci sırada, zararlı uygulama bulaşmış Android bakımından beşinci sırada bulunuyor.



Para Kazandıran Ek İş İmkanları ve Para Kazanma Yolları İçin Tıklayınız...

Öte yandan Ocak 2018’de yayımlanan ‘Google Tüketici Barometresi’ yeni teknolojilerin risklerden daha fazla fırsat yarattığına inananların oranını yüzde 70 olarak saptamış. Bu inanışa rağmen siber suçların yaratacağı küresel zararın, 2021 yılına kadar 6 trilyon dolara ulaşacağı da öngörülmekte. KPMG’nin raporuna göre ise, Türkiye siber suçluların en kolay para kazandıkları yöntemlerden olan fidye yazılımları saldırısına uğrayan Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada. İstatistiklere göre internet kullanıcılarına yönelik saldırıların yüzde 91’i oltalama (phishing) e-postaları üzerinden gerçekleştiriliyor.

BU YAZILIMLARIN PAZARI BİLE VAR

Saldırganlar giderek daha sofistike taktikler kullanmaya başladı. Yapay zeka ve makine öğrenmesi teknolojilerinin hem saldırı amaçlı olarak hem de savunma tarafında kullanıldığına şahit oluyoruz. Saldırganlar kurbanlarının verilerini değiştirme veya silmenin ötesinde verileri şifrelemeye başladılar ve kurbanlara kendi verilerini fidye karşılığında yeniden erişim verdiler. Fidye yazılımlarla ilgili pek bilinmeyen bir gerçek, bu yazılımların internetin karanlık tarafında yani darkweb’de satılıyor olmaları. Darkweb’de 6300’den fazla pazaryerinde 45 bin farklı ransomware yani fidye yazılım ürün olarak satılıyor. Fiyatları ise 50 dolar cent ile 3 bin dolar arasında değişiyor.

“HER ŞİRKET ÖNLEMİNİ ALMALI”

Başarılı bir siber güvenlik yapısı kurmak için ne yapmalı diye sorusunun cevabını Zyxel Türkiye Channel Head’i Tuğba Şişik şöyle veriyor:

Zyxel olarak işletmelere, öncelikle UTM Firewall kullanarak yerel ağlarım ve kablosuz iletişim trafiğini koruma altına almalarım öneriyoruz. Mobil araçlar, bilginin istemeyerek de olsa paylaşılmasına neden olabilir. Mobil kaynaklı virüsler ve kötü yazılım içeren uygulamalar, şirket ağlarını etkileyebilir ve kişisel ya da kurumsal bilginin çalınmasına veya ifşa edilmesine olanak tanır. Çalışanların akıllı telefonlarını kullanarak şirket ağlarına bağlanmaları, tedbir alınmadığında, bilgi güvenliğini tehdit eder.

Bir UTM Firewall ile gerçek zamanlı olarak iş ile alakalı akıllı telefon trafiği kapsamlı bir şekilde optimize edilebilir. Kurumlar, akıllı telefonların kullandığı birleşik ses ve veri iletişim uygulamalarını da kontrol altına almak zorunda. UTM güvenlik ürünlerinin sunduğu uygulama tabanlı bant genişliği yönetimiyle sistemdeki ‘throughput’ yoğunluğu ve gecikmeye duyarlı uygulamalar da kontrol altına alınabilir.”

Unutmayın, siber dünya var oldukça siber güvenlik kaçınılmaz olacak.

MUSA SAVAŞ




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


üye

Bunu da İnceledinizmi ?

Politika faizini yüzde 24’te sabit kaldı

TCMB, iç talep daralmasının enflasyondaki bozulmayı sınırlayabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle politika faizini yüzde 24’te …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir