Norveç’ten Elektrikli Uçak Filosu

GEÇTÎGÎMİZ ay, Norveç Ulaştırma Bakanı Ketil Solvik-Olsen ve ülkenin hava alanlarını işleten Avinor şirketinin başkanı Dag Falk-Petersen, birlikte özel bir uçuş gerçekleştirdiler. Slovenyalı şirket Pipistrel yapımı, iki kişilik Alpha Electro G2 uçağı, Falk-Petersen’in pilotluğunda ve basın mensuplarının huzurunda bir uçuş yapıp Oslo Gardermoen Havaalam’na indi. Bu uçuşun özelliği, uçağın adından da anlaşılacağı üzere tamamen elektrik enerjisiyle yapılmış olmasıydı.

Bu bir gösteri uçuşu değildi. Norveç’in, bütün yolcu uçaklarını 2040 yılında elektrikli hale getirmesi planının parçasıydı. Böylece ülke, zaten fazla olmayan karbon salimim daha da azaltabilecek. En azından kısa mesafeli bütün uçuşlar, elektrikli uçaklarla yapılacak. Aslında ülke coğrafyası buna son derece elverişli. Zaten bütün kentler/kasabalar birbirine çok yakın.

30 DAKİKA MENZİL

Elektrikli uçaklar dönemi yavaş yavaş başlıyor. Bakanla şirket başkanı, her ne kadar uçuş öncesi, diyet yapıp kilo verdiklerini söyleyerek espri yapmış olsalar da elektrikli uçaklar, hatırı sayılır taşıma kapasiteleriyle gelecek için umut vaat ediyor.

Gazetecilere bilgi veren bakan Solvik-Olsen, üç yıl önce Airbus ve Boeing’e başvurduklarını, bu alandaki çalışmaları görünce kendilerine 2040’ı hedef olarak belirlediklerini açıkladı.

Ancak cn tutarlı cevabın, hiç beklemedikleri bir Slovenya şirketinden geldiğini kaydeden bakan, Norveç’te en az 46 havaalanının kısa menzilli uçuşlar için uygun olduğunu, dağların arasında kalan kasabaların ve kıyıya yakın yüzlerce adanın da bu kısa menzilli uçuş ağma dahil edilebileceğini belirtti. Bu uçuşlarda 25-30 koltuk kapasiteli, 15-30 dakika menzilli elektrikli uçaklar kullanılacak.

Kış aylarının sert koşulları nedeniyle kara ve demir yollarının kapandığı, deniz yollarının da tehlikeli hale geldiği böylece hava ulaşımının, tek çare olduğu ifade ediliyor.

Norveçli yetkililer, ilk ticari uçuşun 2025 yılında gerçekleşmesini umuyor. Filonun tamamlanması ise 2040 yılını bulacak. Bir danışmanlık şirketi olan Roland Berger’e göre, bütün dünyada yüzden fazla elektrikli uçak projesi var. Bu projelerden biri de Pipistrel’e ait.

Şirket, dünyanın ilk tam elektrikli, dört koltuklu sivil uçağı Taurus G4’ü yapmış olmakla övünüyor. Şimdiye kadar pek çok elektrikli uçak yapıldı. Ama “ne olur, ne olmaz” diye bu uçaklara, akaryakıt motorları da ilave edildi.

Böylece hem elektrik hem akaryakıt enerjisiyle çalışan hibrit otomobiller gibi hibrit uçaklar da piyasaya çıktı. Sözü edilen projelerin bir bölümü de hidrojen eneıjisiyle çalışacak uçaklarla ilgili. Bu uçaklar da çevre dostu ve sessiz. Egzozlarından sadece su buharı çıkıyor.

İŞE SIFIRDAN BAŞLANMALI

Pipistrel, Norveç piyasasında tek başına değil. ABD’nin Seattle kenti yakınlarında fabrikası bulunan Zunum Aero da son derece iddialı. 2013’te kurulan Zunum Aero’nun arkasında Boeing bulunuyor. Firma yetkilileri, 12 yolcu kapasiteli ilk kısa menzilli elektrikli uçağı 2022’de, 50 yolcu kapasiteli ve bin mil (bin 850 km) menzilli elektrikli uçağı da 2027’de uçuracaklarını iddia ediyorlar. Airbus ise 2030 yılında 100 yolcu kapasiteli, bin km menzilli bir yolcu uçağı yapabileceğini söylüyor.



Eskiden, bir uçağı elektrikle uçurmak için çok fazla bataryaya ihtiyaç duyulduğu, bataryanın ağırlığı nedeniyle de bir kısır döngü içine girildiği ileri sürülüyordu.

Şimdi mühendisler, bataryanın, sorunların en küçüğü olduğunu savunuyorlar. Elektronik ve aerodinamik sorunlar ve bataryaların ısınması sorunu daha ağır basıyor. Üstelik bugünün uçak fabrikaları, orta ve uzun menzilli uçaklar yapıyor. Kısa menzilli uçak yapımı için işe sıfırdan başlamak gerekiyor.

Bakan Falk-Petersen, ülkesinin yasalarını da hatırlatarak hedefe daha temkinli ilerlediklerini vurguluyor. Güvenlik gereği uçaklar ilk planda hibrit olacak. Çünkü yasalar, hava güvenliği için çift enerjili uçakları zorunlu kılıyor.

Ulaştırma bakanıyla, Avinor başkanı-nın uçuşu ne kadar sürdü dersiniz? Tam şarjlı olarak 20 dakika uçtular ve yere indiklerinde bataryaların sadece yüzde 25’ini tükettiler.

Elektrikli uçakların faydası

■ Petrol tüketimi hayli düşecek. Havacılığın küresel petrol tüketimindeki payı, yüzde 7.45. Hava ulaşımı her gün 5 milyon varil petrol kullanıyor. Bu çok büyük bir rakam.

■ Uçakların karbon izi yüzde 90-95 oranında azalacak.

■ Sıfırlanmayacak. Çünkü elektrikli uçakların da karbon izleri olacak.

■ Atmosferimiz büyük ölçüde soluk alacak. Sera gazları azalacak, küresel ısınma gerileyecek. Aşırı sıcak günlerin yaşandığı yaz mevsimleri olmayacak.

■ Uçakların bakım ve yedek parça değiştirme maliyetleri azalacak.

■ İniş kalkış için daha kısa pistler yeterli olacak. Terminallerin de büyük olması gerekmiyor.

■ Havaalanlarına elektrikli uçaklar için yeni altyapı kurulacak. Bunlar önce maliyetli olacak. Ama sonra işletim masraflarından büyük tasarruf sağlanacak.

■ Bilet fiyatları düşecek. Herkes hava yolunu kullanabilecek. Havacılık
endüstrisinde ucuz bilet, en güçlü teşvik unsurudur.

■ Verim, her yıl kademeli olarak artacak. Uzun menzilli
birjet yolcu uçağı, 1.3 megavat güç üretir. Bu güç, 850 evin elektrik ihtiyacını karşılayacak bir kapasitedir. Oysa elektrikli uçaklarda güç üretimi 5 megavata kadar çıkarılabilir. Elbette ki bu hedef, uzun vadede gerçekleşebilecek bir hedeftir.

■ Gürültü kirliliği olmayacak. Elektrikli uçakların sessiz çalışması sayesinde hem yolcular hem de havaalanı çevresinde yaşayanlar rahat edecek.

■ Pek çok havaalanı, gürültüden dolayı 00.00 ile 06.00 saatleri arası kapanıyor. Elektrikli uçaklar her havaalanını 24 saat boyunca kullanabilecek.

Elektrikle uçmanın birkaç yolu var

En kolay ve mantıklı yolu, otomobil akümülatörü gibi bataryalar kullanmaktır. Ama enerji kablolarıyla yerdeki istasyona bağlı bir helikopter de elektrikle uçurulabilir. Bu helikopter kablonun ağırlığı nedeniyle fazla yükselemez. Yaptığı iş de sınırlı kalır. Ya da ultra-kondansatörler kullanılabilir. Bunlar, çok yüksek enerjiyi çok kısa patlamalar halinde serbest bırakan elektronik enerji depolarıdır. Bu enerjiyi kullanmak kolay değildir. Son yılların gözde enerji kaynağı yakıt hücreleri (fuel celi] ise oldukça işe yarar. Bir çeşit bataryadır. Hidrojen yakan motorlar gibi sadece su buharı salar. Uçağa, yerden mikro dalga ile enerji ışınlamak, bir başka çözümdür ama çok karmaşık bir teknoloji gerektirir ve pahalıdır. Kanatlara güneş panelleri koyup elektrik üretmek, en çevreci en kârlı çözümdür. Ne var ki güneş enerjisiyle yüz yolcu taşımak, öngörülemeyecek kadar ileri bir tarihi beklemeyi gerektirir.







üye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir