Pazar , Ağustos 20 2017
Anasayfa / Ekonomi / Piyasalarda canlanma hızlandı

Piyasalarda canlanma hızlandı

İÇ pazarda yatırımı ve tüketimi artırmak üzere atılan adımlara ekonomi olumlu tepki verdi. Piyasa beklentileri üzerinde artan sanayi üretimi yılın ikinci çeyreğine güçlü başladı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi nisanda bir önceki aya göre yüzde 2.3 artarken, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 6.7 artış gösterdi. Sanayi üretimindeki artışta imalat sanayindeki artış etkili oldu. Piyasalara moral veren bir diğer haber dc yüzde 11.87 artışla nisan ayında so^n 8.5 yılın zirvesini gören enflasyondan geldi. Kurdaki olumlu seyir ve alman tedbirlerin etkisiyle enflasyon mayısta gerilemeye başladı. Tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) mayısta bir önceki aya göre yüzde 0.45 artarken, yıllık bazda 0.15 puan azalışla yüzde 11.72’ye geriledi.

Yurtiçi üretici fiyatları endeksi (Yİ-ÜFE) ise mayısta bir önceki aya göre yüzde 0.52 artış gösterirken, yıllık Yİ-ÜFE bir önceki aya göre 1.11 puan gerilemeyle yüzde 15.26 düzeyinde gerçekleşti. Mayısta, tüketici fiyatları üzerindeki üretici fiyatları kaynaklı baskılar bir miktar zayıflamakla birlikte güçlü seyrini korudu. TÜFE’de mayısta gıda enflasyonundaki yukarı yönlü seyir devam etti, enerji enflasyonundaki düşüş sürdü. Yİ-ÜFE’nin gerilemesinde ise uluslararası emtia fiyatları ile döviz kurundaki olumlu seyir belirleyici oldu.

Enflasyonun yılsonunda yüzde 10’la-ra yakın bir noktada tek haneli rakamlara ineceğine dikkat çeken uzmanlar, yılın ilk çeyreğinde öncü göstergelerin büyüme cephesinde toparlanmaya işaret ettiğini vurguladı. Uzmanlar, vergi indirimi ve Kredi Garanti Fonu gibi desteklerin sanayi üretimini hızlandırıcı etkisinin devam edeceğini, mobilya ve beyaz eşyada vergi indirimlerinin eylül sonuna kadar devam edecek olmasının büyümeye destek vereceğini kaydetti.

AYLIK TÜFE ARTIŞI YÜZDE 0.45

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon verilerine göre, TÜFE yüzde 0.40 olan piyasa beklentilerinin üzerinde aylık yüzde 0.45 arttı. Aralık 2016’dan itibaren yükselişini sürdüren ve nisan ayında yüzde 11.87’yi gören TÜFE, mayısta yıllık bazda yüzde 11.72’ye geriledi. Mayısta aylık en yüksek artış yüzde 5.97 ile giyim ve ayakkabı grubunda oldu. Ana harcama grupları itibarıyla mayısta endekste yer alan gruplardan eğlence ve kültürde yüzde 2.42 artış gerçekleşti.

Özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden “B” endeksi (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE) mayısta yıllık yüzde 9.12 düzeyinden yüzde 9.19’a yükselirken, “C” endeksi (enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç) yıllık yüzde 9.42’den yüzde 9.38’e geriledi.

TÜFE’de yıllık en fazla artış yüzde 21.69 ile alkollü içecekler ve tütünde gerçekleşti. Mayısta aylık bazda yüzde 0.55 gerileyen gıda ve alkolsüz içecekler, yıllık bazda ise 1.28 puan yükselerek yüzde 16.91’e ulaştı. Ulaştırma yüzde 15.81, sağlık yüzdel3.29 ve çeşitli mal ve hizmetler yüzde 11.60 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama grupları oldu. Merkez Bankası’nın mayıs ayı fiyat gelişmeleri raporunda gıda enflasyonundaki yukarı yönlü seyrin devam ettiğine dikkat çekildi. Rapora göre enerji enflasyonundaki düşüş mayıs aymda da sürerken, hizmet enflasyonunda yükseliş kaydedildi. Temel mal grubunda TL’deki birikimli değer kaybının gecikmeli etkileri hissedilmeye devam etti. Giyim fiyatlarında yöntem değişikliğinden kaynaklanan geçici faktörler temel mal grubunda enflasyonu düşürücü yönde etki yaptı. Söz konusu geçici etkiler arındırıldığında enflasyonun ana eğiliminde sınırlı bir düşüş olduğu gözlendi.

İŞLENMEMİŞ GIDA ÖNE ÇIKTI

Merkez Bankası’nın raporuna göre gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyonun artmasında, işlenmemiş gıda fiyatları öne çıkarken yıllık enflasyon işlenmiş gıda grubunda da yükseldi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış işlenmemiş gıda fiyatlarının artmasında özellikle kırmızı et fiyatlarındaki yüzde 3.46 ile güçlü yükselişin etkisi dikkat çekti. Bu dönemde yıllık enflasyon taze meyvelerde yatay seyrederken sebze grubunda yukarı yönlü seyrini sürdürdü. Alt gruplar bazında ekmek ve alkolsüz içecek kalemlerindeki yüksek fiyat artışları öne çıktı. Bu doğrultuda, taze meyve-sebze dışı gıda yıllık enflasyonu kademeli yükselişini Mayıs ayında da sürdürdü.

Yl-ÜFE, 2017 yılı mayısta bir önceki aya göre yüzde 0.52, geçen yılın Aralık ayma göre yüzde 7.74, geçen yılın aynı ayma göre yüzdel5.26 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 9.02 arttı. Mayısta yıllık YÎ-ÜFE bir önceki aya göre 1.11 puan geriledi. Bu gerilemede uluslararası emtia fiyatları ile döviz kurundaki olumlu seyir belirleyici oldu. Mayısta, tüketici fiyatları üzerindeki üretici fiyatları kaynaklı baskılar bir miktar zayıflamakla birlikte güçlü seyrini korudu.

“DÜŞÜŞ DEVAM EDER”

Enflasyonun düşmesinde en belirleyici unsurun kurun gerilemesi olduğunu söyleyen Merkez Bankası eski Başkam Durmuş Yılmaz, enflasyonda düşüşün birkaç ay daha devam edeceğini vurguladı. Yılsonu enflasyonunun yüzde 9-9.5’in altına ineceğini düşünmediğini belirten Yılmaz, “Gıda enflasyonu hala önemli düzeyde. Sepetin içinde gıdanın ağırlığı fazla. Merkez Bankası erken davranıp, enflasyonda başlayan gerilemenin orta ve uzun vadede devam edeceği inancına kapılır ve faizleri düşürürse bence yanlış yapar” dedi.

GIDA FİYATLARINA TEDBİR

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gıda fiyatlarının aşırı şekilde dalgalanmasına müsaade etmeyecek bir koruma uygulamasına gittiklerini açıkladı. Gıda fiyatları için bir noktanın belirlendiğini ifade eden Zeybekci, bu noktaya geldiğinde ithalatın otomatik olarak devreye girebileceği bir sistemin hayata geçeceğini dile getirdi. Zeybekci, Bakanlar Kurulu kararının 1-2 güne kadar çıkacağım söyledi. Demir ithalatında yüzde 30’luk gümrük vergisini yarıya kadar indirme yoluna gittiklerini belirten Zeybekci, bu konuda da Bakanlar Kurulu kararı çıkarılacağını vurguladı.

Ekonomi Bakanı Zeybekci, Suudi Arabistan’ın başını çektiği sekiz ülkenin diplomatik ve ekonomik tecridine maruz kalan Katar krizinin Türkiye’ye sıçramasını öngörmediklerini söyledi. Türk müteahhit şirketlerinin ekonomik menfaatlerinin bundan olumsuz etkilenmeyeceğini ümit et tiklerini ve gerekli her türlü tedbiri aldıklarını dile getiren Zeybekci, “Bu anlamda bir olumsuzluk görmüyoruz. O coğrafyadaki kardeşlerimizle bu problemin üzerinden en kısa sürede üstesinden ğelineceğine inanıyorum” dedi.

SANAYİ ÜRETİMİ ARTTI

TÜIK verilerine göre sanayi üretimi yılın ikinci çeyreğine güçlü bir artışla başladı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre ocakta aylık yüzde 1.2 artış, şubatta yüzde 0.3 gerileme, martta yüzde 1.1 artış gösteren sanayi endeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 2.3 artışla 133.9 oldu.

Takvim etkisinden arındırılmış seriye göre sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6.7 artış gösterdi. Bu dönemde madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 1.3, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 7.3, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4.8 arttı. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise dayanıklı tüketim malı ve sermaye malı üretimindeki artışlar toplam sanayi üretimi artışını destekledi. Nisanda dayanıklı tüketim mallarında yüzde 16.2’lik artış vergi indirimlerinin getirdiği talep artışından kaynaklandı. A&T Bank Başekonomisti Ayşe Özden, sanayi üretiminin nisan ayında başta otomotiv olmak üzere ulaşım araçları imalatı öncülüğünde ve hükümet teşviklerinin desteğiyle arındırılmamış bazda yüzde 5.9 artarak, ikinci çeyreğe güçlü bir başlangıç yaptığını söyledi. Özden, nisan verisinin sanayi üretiminde yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen yüzde 1.8’lik artışın, marttaki yüzde 2.8’lik artışla kıyaslandığında büyümedeki ivmelenmenin de ikinci çeyrekte kuvvetli olacağım teyit ettiğini vurguladı. Yılm ilk çeyreğinde tüketici güveni ve reel sektör endeksi gibi öncü göstergelerin büyüme cephesinde toparlanmaya işaret ederken, vergi indirimi ve Kredi Garanti Fonu gibi desteklerin sanayi üretimini hızlandırıcı etkisinin devam edeceğini ifade eden Özden, mobilya ve beyaz eşyada vergi indirimlerinin eylül sonuna kadar devam edecek olmasının büyümeye destek verebileceğini kaydetti.

PERAKENDE SATIŞ ENDEKSLERİ

Nisanda perakende satış hacmi yüzde 0.1 arttı. TÜİK’in perakende satış endeksi verilerine göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi nisanda bir önceki aya göre yüzde 0.1 artışla 131.3 olurken, perakende ciro değişmeyerek 208.2 düzeyinde gerçekleşti. Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi nisanda geçen yılın aynı ayma göre yüzde 0.1 azalışla 125.3 olurken, cari fiyatlarla perakende ciro yüzde 13.9 artışla 201.8 düzeyinde gerçekleşti.

Bu hafta Türkiye ekonomisinin 2017 yılı ilk çeyrek büyüme performansı belli olacak. TÜİK, 12 Haziran Pazartesi günü 2017 yılı 1. Çeyrek Dönemsel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla verilerini açıklayacak. Hatırlanacağı üzere Türkiye ekonomisi 2016 yılının 4. çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir gerçekleşmeyle yüzde 3.5, 2016 yılı genelinde yüzde 2.9 büyümüştü.

Ekonomist Murat Sağman, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 3.5-4 aralığında büyüyeceği tahmininde bulunarak, öncü göstergelerin ikinci çeyrekte de buna yakın bir gerçekleşme olacağına işaret ettiğini vurguladı. Sağman, iç piyasaya canlandırmak için verilen destek ve teşviklerin yarattığı ivmenin etkisinin yılm sonuna doğru azalması ve buna yurtdışı kaynaklı olası risklerin eşlik etmesi halinde yılın ikinci yarısında büyümede biraz daha düşüş görülme ihtimali olduğunun altını çizdi. Merkez Bankası eski Başkam Durmuş Yılmaz ise, 2017 yılı genelinde yüzde 3-3.5 düzeyinde bir büyüme öngörüsünde bulundu.

BÜYÜME BEKLENTİLERİ YÜKSELDİ

îlk çeyrek büyüme verileri öncesinde OECD ve Dünya Bankası Türkiye’nin 2017 yılı büyüme beklentisini yukarı yönlü güncelledi. OECD Global Ekonomik Görünüm raporunda küresel ekonomide bu yıl için büyüme beklentisini mart ayındaki yüzde 3.3’ten yüzde 3.5’e yükseltirken, Türkiye ekonomisinin 2017 ve 2018 büyüme beklentisini sırasıyla yüzde 3.4 ve yüzde 3.5 olarak açıkladı.

Dünya Bankası “Küresel Ekonomik Beklentiler (GEP)” raporunda Türkiye’nin 2017 yılı büyüme tahminini 0.5 puan artışla yüzde 3.5’e çıkarırken, 2018 ve 2019 büyüme tahminlerini 0.4’er puan artırarak sırasıyla yüzde 3.9 ve yüzde 4.1’e yükseltti. Morgan Stanley ise “Or-ta-Doğu Avrupa Ortadoğu, Afrika Ekonomileri Ortası Görünümü” raporunda Türkiye için 2017 büyüme tahminini yüzde 2.3’ten 3.3’e çıkardı.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinde muhtemelen bu sene yüzde 4.5’e yakın bir büyüme gerçekleşeceğini belirterek, reformların güçlü bir şekilde devreye girmesi halinde büyümenin biraz daha güçlü olabileceğini vurguladı. Şimşek, “Orta vadede reformlarla, yüzde 5 ve üzeri bir büyümeyi öngörüyoruz” dedi.

Faiz kararı bekleniyor

Piyasalar bu hafta çifte faiz kararına kilitlendi. ABD Merkez Bankası (FED) 13-14 Haziran’da toplanacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu 15 Haziran’da toplanarak, faiz kararını açıklayacak. Uzmanlara göre ABD FED’in 13-14 Haziran’da yapacağı toplantıda alacağı kararlar TCMB’nin kararında etkili olacak.

FED kararları sonrasında faizlerle ilgili olumsuz bir gelişme olmazsa Merkez Bankası’nın faizde değişikliğe gitmesini beklemediğini söyleyen Ekonomist Murat Sağman, “Merkez Bankası belki de faize dokunmayacak, yüzde 12‘ye yakın olan ağırlıklı ortalama fonlamasını bir nebze aşağı çekebilir. Geç likidite penceresinden verdiği fonlama miktarını biraz azaltabilir. Yaklaşık yüzde 85’ini geç likidite penceresinde veriyor” dedi.

Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz ise, TCMB’nin haziran toplantısında faizleri sabit tutmasının doğru olacağı görüşünde. Merkez Bankası’nın aldığı kararların enflasyona üç ile dokuz ay sonra etkisini gösterebildiğine dikkat çeken Yılmaz, “Merkez Bankası sonbaharda enflasyonun tekrar yükselişe geçeceğini düşünüyorsa, tedbirlerini şimdiden almalı. Merkez Bankası’nın, mayıs ayında enflasyon düştü deyip, hemen faizi düşürmesi doğru olmaz” dedi.

Murat SAĞMAN / Ekonomist, Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi
”Enflasyonda zirve geride kaldı”

Yaz aylarında gıdadan dolayı enflasyonda bir yükselme olsa bile yılsonuna doğru enflasyon tek haneli rakamlara gerileyecek gibi görünüyor. Yılsonunda enflasyonun yüzde 9.5-10.5 aralığında olmasını bekliyorum. Kur bu noktada çok önemli. Kurun enflasyona geçişkenlik etkisi 3-6 ay arasında değişiyor. Enflasyonunun düşüşünde ocak ayı başında 3,90’larda olan kurun 3,50’lilere düşmesinin etkisi var. Maliyet enflasyon tarafında bir iyileşme görülmeye başlandı. Yılsonunda enflasyonun düşmesi için kurun bu dönemde çok artmaması gerekiyor. Şimdilik kurda da büyük bir hareketlilik yok. Gıda Komitesi önemli kararlar üzerinde çalışıyor. Bu kararların gıda fiyatları üzerinden enflasyonla mücadeleye büyük katkısı olacağını düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir