Pazar , Mart 24 2019
Anasayfa / Haberler - Duyurular / Tarımda 2019 Beklentileri

Tarımda 2019 Beklentileri

OCAK ve Şubat aylarında ülke genelinde sert bir kış geçti. Olumsuz hava koşulları özellikle sera bölgelerinde büyük zararlara neden oldu, iklim koşullarının fiyatlar üzerindeki etkisi elbette büyük. Bu doğa olaylarından sonra domates, biber, salatalık gibi ürünlerin fiyatları adeta uçtu. Ekonomi yönetimi hızlı davranarak fiyat artışlarına dur dedi. Alınan tedbirler sonrasında fiyatlar tekrardan gerilemeye başladı.

Tabii ülkemizde sadece fırtına ve hortum olayları yaşanmadı. Yurt genelinde faydalı yağışlar da oldu. Yani madalyonun bir de öbür yanı var. Ocak ve Şubat yağışları başta buğday olmak üzere hububat grubu için çok önemli. Tam çimlenme dönemi olduğu için yağmurlar hayati öneme sahip. Meyveler içinse uyuma dönemi iyi geçti. Şubat sonuna kadar uyuyan meyveler o yıl daha verimli olur. Bu nedenle de Ocak ve Şubat’ın yağışlı geçmesi meyvecilik için de bolluğun habercisi. Ziraat odası başkanları, çiftçiler ve buğdayı en çok kullanan uncular ile konuşarak bu yıla dönük beklentilerini sorduk.

HUBUBATTA BEKLENTİ YÜKSEK

Ziraat odası başkanlarım hayli keyifli ve yağışlardan memnun gördük. Tek dertleri gübre, mazot, ilaç ve sulama gibi girdi maliyetlerindeki yükseklik. Buğday başaklarının olgunlaşma dönemi olan Nisan ve Mayıs’ta da iyi yağış olursa bu yıl rekoltede rekor bekliyorlar. Ziraat odası başkan-ları 2019’un hububatta en bereketli yıllardan biri olacağı konusunda hemfikirler.

Tarım

Yağışlar önemli ancak karın ayrı bir özelliği daha var. Bu dönemdeki kar yağışları tarım kesimi için altın değerinde oluyor. Bunun iki sebebi var. Birincisi iyi yağışın üzerine gelen kar, özellikle yeraltı sularının zenginleşmesine ve barajların dolmasına neden oluyor. Bu sayede dc yaz döneminde sulama sıkıntısı yaşanmıyor. İkincisi ise, karın yorgan vazifesi görmesi. Ekim ayında toprakla buluşan hububat grubu ürünler için yorgan vazifesi görüyor. Kar, toprağı ayazdan koruyarak donmasını önlüyor. Böylece toprakta henüz çimlenmeyen buğdaylar dondan korunmuş oluyor.

Bu dönemde yağan karın meyveler için de yaşamsal önemi var. Zeytin dışındaki meyveler kış aylarında uykudadır. Kar yağması meyvelerin uyku dönemini uzatır, filizlenme ve çiçeklenme dönemi Nisan’a kayar. Böylece mart aymda yaşanabilecek don risklerini sıfıra indirir. 2014’te yaşanan don olayları ılık geçen bir kış nedeniyle çiçeklenmelerin erken olduğu dönemde gerçekleşmiş ve meyvecilik büyük zarar görmüştü. Kayısı, kiraz, fmdık, incirde yaşanan fiyat artışlarından tüketici de nasibini almıştı. Yağan karlar don riskini de aza indiriyor.

“ÜRETİCİ ZARAR ETMEMELİ”

Konya, Türkiye’nin tahıl ambarı konumunda. Hububat grubunda açık ara lider. 2 milyon 200 bin hektar tarım alanının 900 bin hektarında 2 milyon . ton hububat yetiştiriliyor. Son dönemlerde ayçiçeği ve mısır üretiminde de öne çıkmaya başladı. Hatta ayçiçeği üretiminde Trakya’yı sollamış durumda. Kent şekerpancarı, mısır, fasulye, çilek üretiminde de atakta. Elma, kiraz, üzüm gibi meyvelerde de iddialı üretim gücüne sahip. Kar yağışlarına bu nedenle en çok Konyalı çiftçiler seviniyor. Konya bu yıl hem Ekim Kasım hem de Ocak Şubat döneminde iyi yağış aldı. Yağışlar Konyalı çiftçilerin yüzünü güldürdü.



Konya Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner yağışlardan memnun olduklarını belirterek, “Yağışlar toprak ve bitki için çok iyi. Yeterli yağışı şimdiye kadar aldık. Buğdaylarda çimlenme yüzde 100 seviyesinde. Bu çok iyi bir sonuç. Bu bereketin, bolluğun habercisi. Eğer Nisan ve Mayıs aylarında da yeterli yağış alırsak bu yıl rekoltede rekor kırılır” diyor. Buğday fiyatlarına da değinen Ataiyibiner şunları söylüyor:

“Geçen yıl harman zamanında fiyatlar 80 kuruş ile 1 TL arasında idi. Ağustos’taki kur saldırıları öncesinde çiftçi büyük oranda buğdayını elden çıkarmıştı. Şimdilerde fiyatlar 1.3 TL seviyesinde. Bu yıl en az 1.3-1.5 bandında olursa çiftçi sevinir. Çünkü birçok girdi maliyetinde ciddi artışlar oldu. Hatta gübrede fiyat artışı yüzde 100’ü geçti. Çiftçinin girdi maliyetleri göz önünde bulundurularak fiyatlar belirlenmeli. Üretici zarar etmemeli.”

DENİZLİ KAR VE YAĞMURDA ŞANSLI

Denizli tekstil, plastik, mermer ve kablo sanayinde öne çıkan bir ilimiz. Her daim sanayisindeki başarı hikayeleri ile konuşulur. Ancak aynı zamanda önemli tarım kentlerinden biridir. İlde, üzüm, pamuk, tütün, meyvecilik, buğday, nohut gibi tarım ürünleri hayat buluyor. Aynı zamanda hayvancılıkta da iddialı. Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, ilin bu yıl hem kar hem de yağış konusunda çok şanslı olduğunu belirtiyor. Gemici, “Bu yıl yağışlar tam rahmet gibi oldu. Üç defa kar yağdı. Yağışlar çok yeterli oldu. Barajlarımız doldu. Yaz döneminde de sulama sıkıntısı yaşanacağını sanmıyorum. Meyvelerin soğuklama, uyku dö nemi vardır. Yağışlar nedeniyle bu süreç tam yaşandı. Hububat, bakliyat ve meyvecilikte bereketli bir yıl olacağım söyleyebiliriz. Ancak Nisan ve Mayıs yağışlarını da görmek lazım. Yağışların devamı gelirse hem meyvelerde hem de hububatta çok verimli bir yıl olur” diyor. Denizli’de pamuk ve kekik üretiminin de çok iyi olduğunu belirten Gemici, “Bu yağışlar toprağı doyurdu. Mart aylarında ekimi yapılacak bakliyat grubu ile kekik üretimi de bu yağışlardan olumlu etkilenecek. Bu yıl çok bereketli bir yıl olmasını bekliyoruz” diyor.

Çeltik, buğday, ayçiçeği üretimiyle öne çıkan Edirneli çiftçiler de yağışlardan oldukça memnun. Öncelikle Edirne’de 2 milyon dekara yakın buğday ekimi yapıldığını belirtelim. Hem kar hem de yağmurun yeterli miktarda yağdığını söyleyen Edirne Ziraat Odası eski Başkanı Cengiz Yorulmaz, rekolte için Nisan ve Mayıs aylarındaki yağışların beklenmesi gerektiğini vurguluyor. Yorulmaz, “Şimdiye kadar yağan kar ve yağmur çiftçi için elbette önemli. Ancak devamı lazım. Nisan ve Mayıs aylarındaki yağışlar rekolteyi belirler” diyor. Çitçinin girdi maliyetleri altında ezildiğini belirten Yo rulmaz, “Çiftçi kazanamayınca topraklarının değeri de düşüyor. Eskiden 1 inek bir dönüm tarla demekti. Şimdi ise 1 inek 2 dönüm tarla ediyor. Bu denge bozuldu. Girdi maliyetleri sorununa bir an önce çözüm bulunmalı” diyor.

ADANA YAĞMURA DOYDU

Sahil bölgeleri fırtına ve hortumla gündeme gelirken Adana bölgesinde yağışlar son iki aydır neredeyse her gün yağdı. Bazı günler metrekareye 100 kg üzerinde yağış düştü. Çiftçi neredeyse tarlaya girip gübresini bile atamadı. Adana’da çiftçilikle uğraşan Oana Çorat, aynı zamanda Adana Çiftçiler Birliği Genel Sekreteri. Buğday ve mısır başta olmak üzere birçok ürün yetiştiren Çorat, “Adana yağışa doydu. Yağış anlamında fazlası oldu. Öyle ki çiftçi tarlaya traktörle girip gübresini atamadı. Elle atmaya çalışıyor. Bu da dengeli olmuyor. Aşırı yağışın hastalık riski var. Mantar hastalıkları başladığını duyuyoruz. Hastalıkla baş eder ve başak döneminde yeni yağışlar da alırsak iyi bir rekolte olur. Şu anda rekolte tahmini yapmak zor” diyor.




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


üye

Bunu da İnceledinizmi ?

Nesnelerin interneti ve siber güvenlik

Giderek daha çok sayıda nesnenin internete bağlı hale gelmesi, bunların güvenliği meselesinin ön plana çıkmasına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir