Pazartesi , Şubat 18 2019
Anasayfa / Haberler - Duyurular / Vatandaşını rahat ettiren kentler

Vatandaşını rahat ettiren kentler



Trafikleri rahat, toplu taşıma araçları yeterli, yeşil alanları bol, vatandaşlarının finansal statüleri güçlü, fizik ve ruh sağlıkları iyi, güneş ışığı süreleri tatminkâr… Keşke bizim kentlerimiz de böyle olsa dedirtiyorlar …

BÜTÜN dünyada 50 bin kadar, “kent statüsü”nde yerleşim birimi olduğunu biliyor muydunuz? Kasaba ve köyleri de dahil ederseniz bu rakam, 2.5 milyonu geçiyor. Pekiyi, “kent” nedir? 1976’da Kanada’mn Vancouver kentinde düzenlenen “insan Yerleşimleri Konferansı”nda tanımı yapılmış. Bir yerleşim biriminde, ulusal politikalar bütünleşik sürdürülebilir gelişmeyi sağlayabiliyorsa, güçlü bir yönetim mekanizması varsa, uzun vadeli yerleşim planlaması yapılıyorsa, son derece etkin bir finans ağı bulunuyorsa, orası “kent” olarak nitelendiriliyor. Ama kentte yaşamak, insanların rahat ettiği ortamlarda bulunmak anlamına gelmiyor.

Eğer iyi bir işiniz varsa, iş güvenceniz, sigortanızla kendinizi sağlama almışsanız, işinize metro ile gidip geliyorsanız, evinize çiçeklerle dolu parklardan, ağaçların altından yürüyerek gidiyorsanız, evinizde her tür ihtiyacınız karşılanıyorsa, kafanız rahat ve huzur doluysa, yarınınızdan endişe etmiyorsanız, siz büyük ihtimalle Almanya’da yaşıyorsunuzdur. Amerikan CNN televizyonu tarafından yayınlanan yeni bir araştırma, 2017’de dünyanın, vatandaşını en çok rahat ettiren kentlerini belirledi.. Bu kentlerin belirlenmesinde; trafik yoğunluğu, toplu taşıma araçlarının hizmet kalitesi, yeşil alan yüzdc-si, vatandaşların banka hesapları ve borç seviyeleri dahil finansal statüleri, fizik ve ruh sağlıkları, yıllık gözlemlenen toplam güneş ışığı süreleri dikkate alındı.

ALMAN KENTLERİ İLK SIRALARDA

Araştırma, 150 kentle sınırlı kaldı, ilk 10’da Almanya’dan dört kent birden yer aldı. Birinciliği Almanya’nın güney kenti Stuttgart alırken, Han-nover üçüncü, Münih beşinci oldu. Hamburg ise Avustuıya’mn Graz kentiyle birlikte dokuzunculuğu paylaştı. Küçük ama zengin, 600 bin nüfuslu kent Luxembourg City, ikinci sıraya yerleşti.

Merkezi Ingiltere’de bulunan Zipjet şirketi, her kentten vatandaşlara 17 kategoride sorular sorarak anket yaptı. Ankette, alt yapıdan kirlilik düzeyine, vatandaşların zenginliğinden banka hesap hareketlerine kadar geniş bir yelpazede sorular soruldu. Irak’m başkenti Bağdat ve Afganistan’ın başkenti Kabil, 150 kent listesinin en son sıralarında kaldı.

Güvenlik kategorisi söz konusu olduğunda, birincilik Abu Dhabi’ye gitti. Cinayet oranı en düşük kentti. İkinci ise Japonya’nın Osaka kentiydi. Bu kentlerde neredeyse, cinayete kurban gitme ihtimaliniz hiç olmadan yaşayabilirsiniz. Sıralamada ilk 10’a giren kentler, anketi yapılan 17 kategorinin hepsinde de birinci sırayı alamıyor. Örneğin en çok güneş alan kent, Suriye’nin başkenti Şam. Binlerce yıllık tarihi olan bu kent, güneşiyle değil, orijinal adıyla Damascus olarak, “en iyi sulanan yer” anlamıyla anılıyor. En çok güneş alan ikinci kent Trafiği en rahat olan kent: Leipzig ise Fransa’nın Bor-deaux kenti. Halbuki Bordeaux, genel klasmanda 6’.ncı. Şam’ın ise ilk 100’de yeri bile yok.

Ama en kötü 10’da da değil. Trafik yoğunluğu açısından bakıldığında Almanya’nın Leipzig ve Fransa’nın Montpelier kentleri, en rahat trafikleriyle diğer kent belediyelerine parmak ısırttı.

İLGİNÇ BİRİNCİLİKLER VAR

Kuzey Amerika kentleri düşük kirlilik seviyeleriyle dikkat çekiyor. ABD’den Mi-ami, Seattle, Boston, Kanada’dan Vancouver, en temiz kentlerden. Kirlilik derken gürültü ve ışık kirliliğine de bakmak gerekiyor. Fildişi Sahili’nin ekonomi başkenti Abidjan (ülkenin politik başkenti Yamoussoukro), en sessiz kent olarak liderlik koltuğuna otururken Antananarivo (Madagaskar) ve Reykjavik (İzlanda), en düşük ışık kirliliği olan başkentler.

Genel klasmanda ilginç birincilikler bu kadarla kalmıyor. Kamboçya’nın, son zamanlarda tarihinden kültürüne, mutfağından yaşam biçimine kadar pek çok özelliği ile Asya’nın yeni kozmopolit yerleşim birimi olarak gösterilen başkenti Phnom Penh ve Brunei’den Bandar Seri Begawan, dünyanın kişi başına borcu en düşük iki kenti. Fakat bir kentin finansal sağlığının en gerçekçi ölçüsü, ailenin satın alma gücü. Bu da, ailenin ortalama gelirinin yaşam maliyetine oranıyla hesaplanıyor. Komşumuzun başkenti Atina, sosyal güvenlik kategorisinde en iyi skoru elde ediyor. Elbette ki skoru, bu yılın başlarında halkın, vergileri ve sosyal güvenlik kısıntılarını protesto etmeden önce belirlenmişti. Bu durumda Atina’yı gelecek yıl bu kategoride göremeyebiliriz. Lüksemburg, Bordeaux ve Graz, halk sağlığının en mükemmel olduğu kentler olurken akıl sağlığı en iyi olan kentliler Reykjavik’ten çıktı. Reykjavik, cinsler arasındaki eşitliği en iyi sağlayan kent olarak da kayıtlara geçti. Büyük kentlerin nerede olduğunu sorabilirsiniz. Londra 70’inci, Tokyo, 72’nci, Paris 78’inci, New York ise 84’üncü sırada. Van-couver, kent statülerinin belirlendiği konferansa ev sahipliği yaptı ama ilk 10’a giremedi.



Para Kazandıran Ek İş İmkanları ve Para Kazanma Yolları İçin Tıklayınız...

Küçük bir not. Kutudaki kentlerin, “en iyi yaşanan kentler” ve “en mutlu insanların yaşadığı kentler” listesiyle ilgisi yok.

Belediyelerine fazla iş düşmeyen ilk 10 kent

(1) stuttgart

Halkın endişesiz yaşamasının formülü, kentin çok güçlü bir yerel ekonomiye sahip olması. Burası Mercedes, Porsche ve Bosch’un evi. Aynı zamanda kişi başına düşen yeşil alanı en çok kentlerin de başında geliyor. Tramvay raylarının arasına bile çimen ekilmiş. Kenti çevreleyen tepe ve vadiler üzüm bağlarıyla dolu. Stuttgart’ın cömert yeşilliği, insanların stresini yok ediyor. Almanya’nın halka ilişkiler uzmanlarından David Moos, “Her yerde görebileceğiniz yeşillik, insanın anksiyetesini azaltıyor, insana kişisel huzur, konfor ve güvenlik hissi veriyor’1 diyor.

(2) Luxembourg City (Lüksemburg)

Küçük bir ülkenin küçük başkenti. Ama ekonomik gücü çok büyük. Bu kentte, İstanbul nüfusunun 150’de biri yaşıyor. Pasta çok büyük. Kişi başına düşen dilim de çok fazla, 81 bin dolar kadar. Avrupa’da 1995 ve 2007’de olmak üzere iki defa kültür merkezi seçilen tek kent. Ayrıca UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde de yer alıyor.

(3) Hannover (Almanya)

1946 yılından beri Aşağı Saksonya eyaletinin başkenti ve en büyük kenti. Sadece Almanya’nın değil, bütün Avrupa’nın kara ve demir yollarının kesiştiği bir nokta. Bu konumu da Hannover’i, uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri haline getiriyor.

(4) Bern (İsviçre)

İşte UNESCO’nun dünya mirası kapsamında olan bir kent daha. İsviçre’nin fiili başkenti Bern. Ülkede herkes en az dört dil konuşur. Almanca, Fransızca, İtalyanca (resmi diller). Yabancı dil olarak herkesin İngilizce’si de vardır. Bu dil çeşitliliği, komşularıyla diyalog kurmalarında, dolayısıyla ekonomik işbirliği yapmalarında önemli rol oynar. Kent nüfusuna, Almanlar, İtalyanlar, İspanyollar, Portekizliler ve beşinci olarak da Türkler katkıda bulunur.

(5) Münih (Almanya)

Almanya’nın en güçlü ekonomilerinden birine sahip bir kent. İşsizlik oranı yüzde 0.3. Elektronik devleri
Siemens AG ile RohdeSSchvvarz, lüks otomobil üreticisi BMW ve çok uluslu kimya şirketi Linde, bankacılığın, sigortanın ağır topları hep bu kentte faaliyet gösteriyor. İşçilerin saatlik ücreti 18.6 euro (yaklaşık 20 ABD Doları).

(6) Bordeaux (Fransa)

Güneybatı Fransa’nın liman kenti. Etrafındaki uydu kentlerle birlikte nüfusu bir milyon 200 bini buluyor. Kentte 13 binden fazla üzüm yetiştiricisi var. Dünyanın en pahalı şarapları bu kentten
çıkıyor. Dünyanın en gelişmiş lazer ve plazma teknolojisine sahip. Özel jet uçağı üreticisi Dassault Falcon ve önceleri Snecma olarak bildiğimiz uzay roketlerinin yapımcısı Safran Aircraft Engines burada faaliyet gösteriyor. Dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A380’in kokpitleri de burada yapılıyor.

(7) Edinburgh (Birleşik Krallık)

Birleşik Krallığı oluşturan dört devletten İskoçya’nın başkenti. Londra’dan sonra en güçlü ekonomiye sahip kent. Halkının yüzde 43’ü ileri derecede eğitim almış profesyonellerden oluşuyor. Ayrıca Avrupa’nın en rekabetçi kentlerinden. Finansal hizmetler, bilimsel araştırmalar, yükseköğrenim ve turizm, en çok gelir getiren alanlar.

(8) Sydney (Avustralya)

Sydney’den daha önce sayısız kez söz etmiş olabiliriz. Bu kent, dünya ekonomisine entegre olmayı başarmış kentler listesinde her zaman ilk 10’a girmeyi garanti edebiliyor. Küresel Ekonomik Güç Endeksi’nde de 11’inci sırada. Tahıl, altın ve maden ticareti en büyük gelir kaynakları. Koloni dönemi ekonomisinden hızla Batı Avrupa ekonomisi düzeyine ulaşmış ender kentlerden.

(9) Graz (Avusturya) / Hamburg (Almanya)

Graz, Viyana’dan sonra Avusturya’nın ikinci büyük kenti. Styria eyaletinin de başkenti. 600 bin nüfuslu küçük bir kent ama altı üniversitesinde 60 bin öğrenci birden Hamburg okuyor. Avrupa nın ortasında eğitimin bir kalesi niteliğinde (Adı,”küçük kale” anlamındaki Gratz kelimesinden gelir), Almanya’nın kuzey kenti Hamburg ise 110.7 milyar euro’luk gayrı safı iç hasılasıyla pek çok ülkeden daha zengin bir bankacılık, endüstri, turizm ve liman kenti.

ALEV RİGEL




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


üye

Bunu da İnceledinizmi ?

Politika faizini yüzde 24’te sabit kaldı

TCMB, iç talep daralmasının enflasyondaki bozulmayı sınırlayabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle politika faizini yüzde 24’te …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir