Çarşamba , Haziran 28 2017
Anasayfa / Haberler / Yerel ekonomiyi canlandıran festivallerin sayısı artıyor

Yerel ekonomiyi canlandıran festivallerin sayısı artıyor

Yerel ekonomiyi canlandıran, eğlendirirken bir yandan da etkili tanıtım aracı olan festivallerin sayısı her geçen yıl artıyor. Bu festivaller hem gezmek hem de tatil yapmak için benzersiz fırsatlar sunuyor. İşte, her sene düzenlenen 15 festival.

BEREKETLİ topraklar ülkesi Türkiye’de baharın gelmesi, ürünlerin olgunlaşmasıyla yörelerde şenlik ve festivaller de başladı. Bitkilerden sebze meyvelere, otlara, yemeklere, sanattan kültür unsurlarına kadar pek çok alanda festival düzenleniyor. Yörelere ait ürünlerin sergilendiği bu etkinlikler, hem yerel ekonomiyi canlandırıyor hem de yöre insanın yaşamına renk katıyor. Türkiye’de enginardan kiraza, çilekten kayısıya kadar 40’a yakın meyve ve sebze adına festival yapılıyor. Bu festivallere her yıl yenileri ekleniyor. Yerel yönetimler bu festivalleri fırsat bilip birer tanıtım aracına dönüştürmeye çalışıyor.

Son dönemde bu festivallerden iki tane si dikkat çekiyor. Birisi Alaçatı Ot Festivali, diğeri de Urla Enginar Festivali. FLer iki festival de birer turizm ürününe dönüşmüş durumda. Onlarca çeşit otun kokusunu duymak, dokunmak ve tadına bakmak için Alaçatı’ya giden binlerce insan hem tatil yapıyor, hem de eğleniyor. Urla’daki enginar festivali de üreticiyi ihya etmiş durumda. Bu yıl Urla’da geçen yıla oranla yüzde 42 oranda fazla enginar üretimi yapılmış ve bu yetişen enginarların festival süresince yüzde 50’sinden fazlası satılmış.

Ülkemizin çeşitli yerlerinde düzenlenmekte olan yerel meyve-sebze-bitki festivallerinden öne çıkanları sizin için derledik.

ALAÇATI OT FESTİVALİ

Bu yıl sekizincisi düzenlenen Alaçatı Ot Festivali, 6-9 Nisan tarihleri arasında gerçekleşti. Festivalin bu yılki teması “ısırgan otu” idi. Çeşme Belediyesi’nin “9 Durak 9 Deneyim” projesinin bir parçası olan ve dört günde 200 bine yakın ziyaretçinin ağırlandığının tahmin edildiği festivalde, bölgenin endemik bitkileri, otlardan yapılan çeşitli yemekler ve hediyelik eşyaların yer aldığı çok sayıda stant açıldı.

Alaçatı’nm dar sokaklarında, güneşin alabildiğine ısıttığı taş evlerin arasında keyifli bir dört gün geçiren ziyaretçiler, otları tanıma ve toplama söyleşilerinden yemek atölyelerine, sağlıklı beslenme söyleşilerinden konserlere kadar birçok etkinliğe katılma fırsatı buldu. Festivalin son gününde birbirinden güzel ot yemeklerinin yarıştığı “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Fazla Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları da yapıldı.

Ot Festivali, turizme de ivme kazandırdı. Sezon başlangıcı olmasına rağmen festival süresince bütün konaklama tesislerinin dolduğunu ifade eden Çeşme Belediye Başkam Muhittin Dalgıç, ülkemizin her yerinden Ot Festivali için turlar düzenlendiğini vurguluyor. Dalgıç şöyle konuşuyor:

“Çeşme Yarımadası ülkemizin nadir bölgelerinden birisi. Tarihi özellikleri, deniz sporlarının her türünün yapılabildiği denizi, endemik bitki yapısının yoğunluğu, doğadan toplanan otlarla yapılan yemekleri hepsi birer turizm ürünü. Alaçatı olarak gastronomi turizmini gerçekten çok önemsiyoruz. Çeşme’nin sadece deniz, kum, güneşiyle anılmasını istemiyoruz. Bu nedenle gastronomi turizmine katkı sağlayan Alaçatı Ot Festivali ve diğer yöresel festivallerimiz gelişerek devam edecek.”

Önümüzdeki yıl Alaçatı Ot Festivali’ni uluslararası düzeye çıkaracaklarını, Yunanistan’dan konuklar ağırlayacaklarını açıklayan Dalgıç, “Bu festivalde çok önemsediğim bir konu var; babaannem yaşında bir kadın mikrofonu alarak sahnede ot yemeğinin tarifini yapıyor. Festivalimiz toplumun sıcacık bir şekilde kaynaşmasına neden oluyor” diyor.

URLA ENGİNAR FESTİVALİ

28-30 Nisan tarihleri arasında bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Urla Enginar Festivali, 100 binlerce konuğu ağırladı. Enginar yemeklerinin onlarca çeşidinin yapılıp tanıtıldığı festivale 25 kadar yabancı şef katılırken, yemek atölyeleri de gerçekleştirildi. 60 kadar çalıştaym yapıldığı festival süresince enginar üreticisi ihya oldu. Urla’mn 9 milyon kafa olarak ifade edilen enginar stoğunun yüzde 50’sinden fazlasının satıldığını söyleyen Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, yerel üreticilerin beklentisinin karşılandığını kaydediyor. Uyar, “Enginar ekimimiz her yıl artıyor. Festivalin getirdiği ivme üreticilerimizi yüreklendirdi. Bu yıl geçen yıla oranla yüzde 42 fazla enginar ekilmişti ve bu festivalde stokların yarıdan fazlası tükendi” diyor. Uyar, amaçlarının gastronomi turizminde Urla’yı sadece Türkiye’ye değil, dünyaya açmak olduğunu vurguluyor.

Enginar üreticisi olan Elif Tokatlı, üç gün içerisinde 8 bin enginar sattıklarım, enginarın tezgahlarında tükendiğini söylüyor. Bir başka üretici Serdar Kazan ise, “Harika üç gün geçirdik. Bu yıl daha güzel ve daha kalabalık oldu. 15 bin enginar sattım. Günde bin tane enginar soydum” diyor.

Festival boyunca, ‘Dostlar Sofrası’, ‘Arnavut ve Bulgaristan Sofrası’, ‘Anneli Kızlı’ ve ‘Babalı Oğullu’ başlıklı enginar atölyeleri yapıldı. Urla’nm sakız enginarının coğrafi işaret tescili için Türk Patent Enstitüsü’ne başvuruldu ve böylece suya ve gübreye ihtiyacı olmadan yetişen organik sakız enginarı markası tescil edilmiş oldu.

ADANA PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI

Adana’da 7-9 Nisan tarihleri arasında beşinci kez gerçekleştirilen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı renkli görüntülere sahne oldu. Portakal çiçeğinin mis kokusuna itafen yapılan etkinlik neşeli bir sokak karnavalı şeklinde gerçekleşiyor.

Türkiye’nin pek çok yerinden insanların akın ettiği karnavalla dans gösterileri, konserler, film gösterimleri, ünlü yazarlarla söyleşilerin yanı sıra kostümlü yarışmalar, spor, sanat ve eğlence etkinlikleri gerçekleştiriliyor.

Karnaval stantları bu yıl üç gün süre ile Seyhan Nehri kıyısındaki Galleria yerleşkesinde kuruldu. Adanalılar’m baharın coşkusu rengarenk giysileri ile sokaklara yansıdı. Kentin önemli  caddelerinde ve karnaval alanında büyük yoğunluk yaşanırken insanlar yürümekte zorlandılar, trafik ise adeta durma noktasına geldi.

BAYINDIR ÇİÇEK FESTİVALİ

Ülkemizin en önemli çiçek üretim merkezlerinden biri olan İzmir’in Bayındır ilçesinde 20’nci ‘Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali’ 3-7 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi, ilk kez çiçeklerden canlı bir heykelin yapıldığı, yüzlerce üreticinin stant açtığı festivale, çevre ilçeler ve kentlerden ziyaretçiler akm etti.

Onur konuğu il olarak Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, onur konuğu ilçe olarak da İstanbul Kadıköy ‘ Belediyesi’nin yer aldığı festival, ilçenin tanıtım stantları ile beraber sosyal projelerine ilişkin etkinliklerle renklendi. Festivalde ‘En Güzel Stant ve Bitki’,’ En Güzel Balkon’, ‘En Lezzetli Çiçek Reçelleri’ yarışmaları yapıldı. Festival için ilk günden itibaren çevre il ve ilçelerden çok sayıda ziyaretçi ilçeye gitti. Sadece festival için Bayındır’a otobüs turları düzenlendi. Ziyaretçiler, stantlarda ve çevredeki üreticilerden çok sayıda çiçek ve fidan satın aldı.

SİVASLI ÇİLEK FESTİVALİ

‘Çileğin başkenti’ olarak bilmen Uşak’ın Sivaslı Ilçesi’nde, Çilek Kültür ve Sanat Festivali’nin bu yıl 31’incisi düzenleniyor. 11-14 Mayıs tarihleri arasında yapılan festivalde, 10 bin nüfuslu bir ilçe olan Sivaslı’da üretilen 360 ile 400 ton çilek bu festivalle görücüye çıkıyor. Belediye Başkanı Nihat Sazlıgöl, ürettikleri çilekle Türkiye’ye mâl olmak istediklerini vurguluyor.

ÖDEMİŞ PEYNİRCİLİK ŞENLİĞİ

Türkiye’nin süt ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılayan, İzmir ilinin toplam süt üretiminin yüzde 50’sini gerçekleştiren, Küçük Menderes Havzası’nda hayvancılık sektörünün lokomotifi Ödemiş’te, ilk kez Peynircilik Şenliği düzenleniyor. 14 Mayıs Pazar günü bir gün olarak gerçekleşen bu şenlik, süt ürünleri tüketimini arttırmak ve yörenin doğal, kültürel ve tarihi zenginliklerini tanıtmayı amaçlıyor.

MADIMAK FESTİVALİ

Sivas 58 Kadın Girişimciler ve Dayanışma Derneği tarafından geçen yıl ilk kez organize edilen Madımak Festivali, bu yıl 20 Mayıs’ta Sedir Flan’da düzenleniyor. Dernek Başkanı Asuman Tuz önderliğinde gerçekleştirilen festivalde yöresel madımak otundan yemekler ve tatlılar yapılıyor, madımak halk oyunları sergileniyor. Madımak böreği, madımaklı reçel, madımak lokumu, Sivas hurması öne çıkan lezzetler.

İSPARTA GÜL FESTİVALİ

Gülün başkenti İsparta’nın mis kokulu ilçesi Güneykent’te 20 Mayıs günü Gül Hasat Festivali düzenleniyor. Sanatçı konserleri ile neşelenecek festival, gül toplama turlarına katılan ziyaretçilerin de uğrak noktası olabilir. Son yıllarda tur firmalarının ilgi gösterdiği her yıl yüzlerce. yerli turistin gül toplamak için ziyaret ettiği bölgede gül hasadı, Mayıs ayının 15’in-den Haziran ayının sonuna kadar sürüyor. Bu zaman aralığında sabah saat 05.00’den, 10.00’a kadar gül toplayan kadınlara eşlik ediliyor. Ardından gül yağı fabrikasına geçilip toplanan güllere yapılan işlemler izleniyor. Bu tur duraklan şöyle sıralanıyor: Eğirdir, Kovada, Yazılı Kanyon, İsparta ve Güneykent.

MUT KAYISI FESTİVALİ

ilki 1962 yılında yapılan Geleneksel Mut Kayısı Kültür ve Sanat Festivali, bu yıl 25-26 Mayıs tarihleri arasında yapılıyor. Mersin’in ilçesi Mut’un tanıtımı açısından çok önemli bir etkinlik olan festival süresince halk oyunları gösterileri, resim, fotoğraf, dikiş-nakış sergileri yapılıyor.

Çınar altında Yörük çadırlarında kadınlar tarafından yapılan sıkma, börek ve tulumda yapılan yayık ayranı ikram ediliyor. Akşam da sanatçılar tarafından konserler veriliyor. Mut temiz havası ve verimli topraklarında yıllardır geleneksel yöntemlerle üretim yapıldığı için daha az kimyasal kullanılıyor ve üretilen sebze, meyve ve süt ürünleri daha doğal ve lezzetli kalabiliyor.

TEKİRDAĞ KİRAZ FESTİVALİ

Tekirdağ’da Kiraz Festivali, 8-10 Haziran tarihleri arasında üç gün olarak düzenleniyor. 1962 yılından beri yapılan ve ilk adı Kiraz Cümbüşü olan festivalde kiraz yarışmaları, fener alayları, kortejler, gece konserleri, sergiler, gösteriler, festival güzellik yarışmaları, piknikler düzenleniyor.

URLA BAĞ BOZUMU ŞENLİĞİ

800 kilometrekarelik alana yayılmış İzmir’in ilçesi Urla’da çok bakir ve tarım için uygun olan topraklarda üzüm önemli yer kaplıyor. Urla bu ürününü bir festival eşliğinde topluyor. Her yıl Ağustos ayında yapılan festival bu yıl 14-16 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.

24. kez yapılacak şenlik kapsamında geçmişten günümüze bağ bozumu geleneklerini konu alan söyleşiler ve etkinlikler ile konserler gerçekleştiriliyor. Urla’nın rüzgarında yarışan yelkenciler için de bir ödül töreni yapılıyor.

Üreticilerin üzüm başta olmak üzere Urla topraklarında kendi yetiştirdikleri ürünler, kent meydanında kurulan standarda satışa sunulurken, bir yandan da kıyasıya bir yarış yapılıyor. Şenliğin olmazsa olmazları arasında yer alan “Geleneksel Üzüm Sıkımı” ile konukların damakları tatlanıyor.

DİYARBAKIR KARPUZ FESTİVALİ

Diyarbakır, karpuz konusunda Türkiye ve dünyada meşhur üretim alanlarımızdan birisi. 15 kilodan 70 kiloya kadar olan çeşitli büyüklüklerde karpuz yetişebiliyor. Her yıl Eylül ayının sonlarına doğru yapılan Diyarbakır Karpuz Festivali’nin bu yılki tarihi henüz belli değil. Festivalde En Ağır Karpuz Yarışması’ndan Karpuz Star Ses Yarışması’na, Karpuz Güzeli’nin seçildiği güzellik yarışmasından Karpuz Yeme Yarışması’na kadar pek çok yarışma gerçekleştiriliyor.

ASIRLIK ZİLE PANAYIRI

Tokat’ın Zile ilçesinde sonbaharın adı ‘panayır’. Halk, sonbahar kelimesini neredeyse hiç kullanmıyor. Panayır zamanı her Zileli için iple çekilen bir zaman dilimi. Anadolu’nun en eski panayırı olan Zile Panayırı’nın tarihi M.Ö. 1000’li yıllara dayanıyor. Osmanlı fermanıyla kurulan altı büyük panayırdan biri olan ve geçen yıl 947’ncisi düzenlenen Zile Panayırı, her yıl Ekim ayının ilk haftasında başlıyor ve üç hafta boyunca sürüyor. Panayır üç bölümden oluşuyor: eğlence araçlarının kurulduğu bir çadır, kılık-kıyafet ve yöresel ürünlerin satıldığı bir başka bölüm ve hayvan pazarı. Panayır süresince her gün çevre ilçelerden ziyaretçi akını oluyor, nüfus üç-dört misli artıyor.

GERMİYAN FESTİVALİ

Türkiye’nin ilk Slow Food Köyü Germiyan’da geçen yıl üçün-cüsü düzenlenen Germiyan Festivali’nde, en güzel yöresel ekmek heyecanı yaşanıyor. Bu yıl 1-2 Ekim tarihlerinde düzenlenecek festival kapsamında yerli üreticilerin ürünleri sergilenecek.

Geleneksel Germiyan Köy Ekmeği’nin yapımının uygulamalı olarak anlatıldığı “Ekmek Yapımı” atölyesi düzenleniyor. Doğal yaşama, köy hayatına olan özlemi olanlara tavsiye edebileceğimiz festivalde kına gecesi gibi yerel adetler de canlandırılıyor.

SEFERİHİSAR MANDALİNA ŞENLİĞİ

Mandalina cenneti Seferihisar’da Mandalina Şenliği, bu yıl 19 Kasım’da gerçekleşecek. Renkli görüntülere sahne olan Belediye bandosu eşliğinde gerçekleşen rengarenk kıyafetli çocukların da yer aldığı kortej yürüyüşüyle başlayan IMF şenlikte mandalinalı ürünlerin yanı sıra Seferihisar’a özgü diğer ürünlerin stantlarda satışı yapılıyor, birbirinden ilginç yarışmalara sahne oluyor.

Bu şenliği sadece eğlenmek amacıyla ‘ yapmadıklarını dile getiren Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer; “Asıl me-! selemiz mandalinanın makus talihini yenmesine destek olmak. Asıl mesele Seferihisar ile mandalinanın özdeşleştiğinin altını çizmek ve üreticimize bir nebze can suyu olabilmek. Reçeli, marmeladı, pestili, lokumu, esansı gibi her şeyi denemek zorundayız ve deniyoruz da. En son ürün mandalina kurusu. Mandalinayı kuruttuk, raf ömrünü uzattık. Güçlü de ihracat potansiyeli yakaladık. Bunun üzerine gideceğiz. Yapımını tamamladığımız soğuk hava deposu da ürünün ömrünü ve saklama koşullarını arttıracak” diyor.

Mehmet İŞLER / Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı
Markalaşmış festivallere ihtiyacımız var

Ülke turizminin zor günler geçirdiği bu yıl ümidimiz yurtiçi pazarda. Bunun için iç turizmi hareketlendirecek, sahip olduğumuz değerleri öne çıkaracak, Alaçatı Ot Festivali gibi markalaşmış etkinliklere, başarılı festivallere ve organizasyonlara ihtiyacımız var. Yurtdışında ülkemize ilişkin olumsuz imajı, algıyı kırabilecek çalışmalar yapılırken yurtiçinde de hareketliliği sağlayacak etkinliklere ağırlık verilmesi gerekiyor.

Çeşme’de bu yıl sekizinci kez düzenlenen Alaçatı Ot Festivali kent turizmini hareketlendirdi. Turizm acenteleri festivali de içine alan konaklamalı turlar düzenlerken Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçiler 2 bine yakın tur otobüsüyle Çeşme ve Alaçatı’ya akın etti. Festival dört günde 200 bine yakın ziyaretçiyi ağırladı. Ziyaretçiler, yalnızca Çeşme bölgesindeki otel ve pansiyonları değil, Seferihisar, Urla, Kuşadası ve İzmir’deki otelleri de doldurdu.

Çeşme Alaçatı Ot Festivali yaz sezonu başlamadan önce yöreye ciddi bir hareketlilik getirdi. Festival, düzenlendiği günlerde sağladığı hareketlilikle başta turizm olmak üzere ilgili tüm sektörlere soluk aldırdı. Alaçatı Ot Festivali, tanıtım ve pazarlamayla değerlerin nasıl ekonomiye döndüğünün bir ispatı oldu. Bu yanıyla iç ve dış pazarda yapılan başarılı tanıtım ve pazarlama çalışmaları örnek alınmalı.

İzmir’in öne çıkarılabilecek pek çok değeri var. İzmir’in Bergama ve Efes gibi UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmiş iki değeri bulunuyor. Yine Birgi ve Şirince mutlaka öne çıkarılması gereken değerlerden. Bayındır’daki çiçek ve Tire’deki süt ve süt ürünleri üreticileri için de festivaller yapılabilir. Kemalpaşa’nın Kiraz Festivali Alaçatı Ot Festivali gibi ele alınabilir. Kuzey Ege’nin demlenerek içilen şifalı otlarının festivali düzenlenebilir. Özellikle Çeşme ve Seferihisar belediyeleri, ilçelerini tanıtma konusunda çok planlı ve düzenli hareket ediyor. Hem Çeşme Belediyesi’ni hem de CittaSlovv hareketine öncülük eden Seferihisar Belediyesi’ne sektör olarak teşekkür ediyoruz. İzmir’in öne çıkarılabilecek değerlerinin ekonomiye ne kadar katkı sağladığını görmeliyiz.

İzmir’in sahip olduğu tüm değerleri, doğasını, iklimini, mutfağını, kültürünü, özellikle özgür ve modern yaşam tarzını öne çıkartmalıyız. Gastronomisini anlatmalı, festivallerini işlemeli, tarihi ve kültürel değerlerini öne çıkartacak çalışmalar yapmalıyız. İstanbul-izmir otoyolu tamamlandığında bu yönde bir hareketlilik bekliyoruz. Bu hareketliliğin altyapısını şimdiden oluşturmalıyız.

Özlem Kapar Bayburs

Bu Makalede İlginizi Çekebilir

Yat tekstilindeki 2017 trendleri

Tekne ve yatlar seyahat amaçlı olmaktan çıktı ve bir yaşam biçiminin mekanı oldu. Marin modası …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir